Türkiye’de konut sahibi olma hayali kuran milyonlarca vatandaş, Merkez Bankası’ndan beklenen faiz indirimlerinin gerçekleşmemesiyle bir kez daha hayal kırıklığına uğradı. Yüksek faiz oranları, düşen gelirler ve artan maliyetler nedeniyle ev sahipliği oranı hızla gerilerken, konut piyasasında durgunluk derinleşiyor.
Faiz İndirimi Beklentisi Yerini Hayal Kırıklığına Bıraktı
Merkez Bankası yılın ilk yarısında faiz indirimi sinyali vermişti. Ancak mart ayında yaşanan siyasi gelişmelerin ardından, faizler indirilmek bir yana yükseltildi. Nisan ayında politika faizi yüzde 42,5’ten yüzde 46’ya çıkarıldı. Temmuz ayında yeniden düşüşe geçen faizler yüzde 43 seviyesine inse de, ağustos ayı enflasyonunun beklentilerin üzerinde gelmesi ve siyasi belirsizlikler indirim umutlarını yeniden zayıflattı. Uzmanlar, Merkez Bankası’nın bundan sonraki süreçte daha temkinli bir yol izleyeceğini vurguluyor.
Ev Sahipliği Oranı Geriliyor
TÜİK verilerine göre Türkiye’de ev sahipliği oranı yüzde 56,1’e kadar düşmüş durumda. Yüksek faiz oranları nedeniyle kredi kullanmak neredeyse imkânsız hale geldi. Vatandaşın beklediği düşük faizlerin ancak gelecek yılın ikinci yarısında görülebileceği tahmin ediliyor. Bu durum, özellikle dar gelirli ve orta sınıfın konut sahibi olma ihtimalini iyice azaltıyor.
Kredinin Bedeli: 3 Kat Faiz
Bugün ortalama konut kredisi faizi yüzde 39,56 seviyesinde bulunuyor. Bu oranla 10 yıllık 2 milyon lira kredi kullanan bir vatandaş, aylık 65 bin lira taksit ödemek zorunda kalıyor. Toplam geri ödeme ise 7,8 milyon lirayı buluyor. Yani kullanılan kredinin yaklaşık üç katı kadar faiz ödeniyor. Bu tablo, konut kredisi talebini büyük ölçüde sınırlıyor ve vatandaşları ev alma düşüncesinden uzaklaştırıyor.
İnşaat Sektöründe Canlanma Beklentisi Ertelendi
Faizlerin düşmesiyle inşaat sektöründe hareketlilik bekleniyordu. Ancak yüksek oranların kalıcı hale gelmesi, sektördeki canlanma ihtimalini öteledi. Konut satışları sınırlı düzeyde kalırken, sektör temsilcileri faizler düşmediği sürece piyasanın toparlanmasının zor olduğunu ifade ediyor. Merkez Bankası’nın faiz politikasında temkinli bir duruş sergilemesi, kısa vadede konut piyasasına olumlu yansımıyor. Vatandaş yüksek faiz yükü nedeniyle ev alma kararını ertelerken, inşaat sektörü de beklenen canlılığı yakalayamıyor. Gözler, önümüzdeki yılın ikinci yarısında olası faiz indirimlerinde ve piyasalarda oluşacak yeni dengelerde olacak.