Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerinin tarihi zirveye ulaşması, para politikasında yeni adımlara ilişkin beklentileri güçlendirdi. Brüt rezervlerin 205 milyar dolara, net rezervlerin ise 78 milyar dolara yükselmesi, Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecini sürdürmesi için alanın genişlediğine işaret ediyor. Bu gelişmelerin ardından piyasalarda gözler, TCMB’nin perşembe günü gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrildi. Faiz indiriminin boyutuna ilişkin beklentiler netleşirken, ekonomistlerden gelen değerlendirmeler de bu yöndeki öngörüleri destekliyor.
Hakan Kara: “150 baz puan neredeyse kesin”
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TCMB eski Başekonomisti Ali Hakan Kara, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, rezervlerdeki güçlü artışa dikkat çekerek Merkez Bankası’nın faiz indirimine devam edeceğini ifade etti. Kara, mevcut tabloyu değerlendirerek, politika faizinde 150 baz puanlık bir indirimin neredeyse kesin göründüğünü belirtti. Rezervlerin tarihi zirveye ulaşmasının, hem kur istikrarı hem de finansal kırılganlıkların azaltılması açısından Merkez Bankası’na önemli bir manevra alanı sağladığına işaret eden Kara, bu görünümün faiz politikasında daha cesur adımları mümkün kıldığını vurguladı.
Piyasa beklentileri aynı yönde
Piyasa anketleri de Kara’nın öngörüsüyle paralel bir tablo çiziyor. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu, TCMB’nin ocak ayındaki PPK toplantısında politika faizini 150 baz puan indirerek yüzde 36,5 seviyesine çekmesini bekliyor. Bankalar ve aracı kurumlar tarafından yapılan beklenti anketlerinde, faiz indiriminin boyutuna ilişkin güçlü bir fikir birliği oluşmuş durumda. Uzmanlar, enflasyondaki gerileme eğilimi, finansal koşullardaki görece rahatlama ve rezervlerdeki belirgin artışın, Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecini kontrollü şekilde sürdürmesine olanak tanıdığını değerlendiriyor.
Rezerv artışı ne anlama geliyor?
Rezervlerin yükselmesi, Merkez Bankası’nın dış şoklara karşı dayanıklılığını artırırken, para politikasında esnekliği de beraberinde getiriyor. Brüt ve net rezervlerde görülen bu güçlü seviye, piyasalar açısından güven artırıcı bir unsur olarak öne çıkıyor. Ekonomistler, rezervlerdeki bu görünümün korunması halinde, faiz indirim sürecinin önümüzdeki aylarda da devam edebileceğini ancak adımların enflasyon görünümü ve finansal istikrar çerçevesinde şekilleneceğini vurguluyor. Perşembe günü alınacak PPK kararı, hem piyasaların yönü hem de 2026 yılı para politikasının çerçevesi açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.