Küresel emtia piyasaları, Orta Doğu’daki artan jeopolitik gerilimin etkisiyle yeni haftaya sert hareketlerle başladı. Hürmüz Boğazı çevresinde tırmanan tansiyon, özellikle tarım emtialarında fiyatlamaları doğrudan etkilerken, mısır fiyatları yukarı yönlü ivme kazandı.
Vadeli mısır kontratları haftanın ilk işlem gününde yüzde 1’i aşan yükselişle son iki haftanın en yüksek seviyesine ulaştı. Piyasalarda bu hareketin arkasında, bölgedeki gelişmelerin küresel gübre tedarik zincirini sekteye uğratabileceğine yönelik endişeler bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin sert açıklamaları ve İran’a yönelik olası askeri adım sinyalleri, risk algısını daha da artırdı. Küresel enerji ve lojistik hatlarının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz’de yaşanabilecek aksaklıkların, tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Gübre arzı kritik eşikte
Ortadoğu’nun küresel gübre üretimi ve sevkiyatında stratejik bir konumda bulunması, bölgedeki gerilimin tarım piyasalarına etkisini derinleştiriyor. Halihazırda artış eğiliminde olan gübre fiyatlarının, olası sevkiyat kesintileriyle birlikte daha da yükselmesi bekleniyor. Uzmanlara göre gübre arzında yaşanabilecek daralma, yalnızca mevcut fiyatları değil, aynı zamanda yeni sezon ekim planlarını ve verim beklentilerini de doğrudan etkileyebilir. Bu durum, özellikle büyük üretici ülkelerde üretim maliyetlerini artırarak küresel arz dengesi üzerinde baskı yaratabilir.
ABD üretimi için risk sinyali
Analistler, dünyanın en büyük mısır üreticisi olan ABD’de yaklaşan ekim sezonunun kritik bir eşikte olduğuna dikkat çekiyor. Cornucopia Agri Analytics stratejisti Tobin Gorey, çatışma riskinin devam etmesi halinde bölgeden gübre sevkiyatının sınırlı kalabileceğini belirterek, bunun ABD’de verim kaybı riskini artırabileceğini ifade etti. ABD’de yaşanabilecek olası bir üretim düşüşünün, küresel tahıl piyasalarında zincirleme etki yaratabileceği ve fiyatları daha da yukarı taşıyabileceği değerlendiriliyor.
Etki yeni sezonda belirginleşecek
Mevcut durumda güney yarımküredeki üretim üzerinde etkilerin sınırlı kalması beklenirken, asıl baskının kuzey yarımküredeki yeni ekim döneminde hissedileceği öngörülüyor. Özellikle nisan ve mayıs aylarında yapılacak ekimlerde gübre maliyetleri ve tedarik sorunlarının belirleyici olacağı ifade ediliyor. Arjantin ve Brezilya gibi önemli üretici ülkelerde mevcut hasat dönemine ilişkin ciddi bir risk öngörülmezken, piyasanın odağı giderek yeni sezon üretim beklentilerine kayıyor.
Piyasa geleceği fiyatlıyor
Vadeli kontratlar arasındaki fiyat farkının açılması da bu beklentiyi destekliyor. Mayıs ve aralık vadeli kontratlar arasındaki farkın artması, yatırımcıların ilerleyen dönemde daha düşük verim ve sınırlı arz ihtimalini fiyatladığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, piyasanın artık mevcut arzdan çok gelecekteki üretim kapasitesine odaklandığını belirtiyor. Jeopolitik risklerin devam etmesi halinde mısır fiyatlarında dalgalanmanın artması ve yukarı yönlü baskının sürmesi bekleniyor. Küresel tarım piyasalarında yaşanan bu gelişmeler, enerji, lojistik ve girdi maliyetlerinin tarımsal üretim üzerindeki belirleyici rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor.