04 Nisan 2026
weather
12°
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
59,1582 %-0.24
67.101,49 %0.408
6.704,43 0,27
FinansTaksi Eko Gündem Financial Times analizi: Savaşın ekonomik bedelini Avrupa ve Asya ödeyebilir

Financial Times analizi: Savaşın ekonomik bedelini Avrupa ve Asya ödeyebilir

Financial Times’ın analizine göre ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş küresel enerji fiyatlarını hızla yükselterek özellikle enerji ithalatına bağımlı Avrupa ve Asya ekonomilerini olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, artan enerji maliyetlerinin enflasyon ve büyüme üzerinde ciddi baskı yaratabileceğine dikkat çekiyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların küresel ekonomi üzerindeki etkileri uluslararası basında geniş yer bulmaya devam ediyor. Dünyanın önde gelen ekonomi gazetelerinden Financial Times (FT), yayımladığı analizde savaşın ekonomik sonuçlarını değerlendirerek enerji ithalatına bağımlı ülkelerin bu krizden çok daha ağır etkilenebileceğine dikkat çekti. Gazetenin analizine göre çatışmanın yarattığı enerji şoku, özellikle Avrupa ve Asya ekonomileri üzerinde ciddi baskı oluşturabilir.

Enerji Fiyatları Hızla Yükseldi

Savaşın başlamasının ardından küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşandı. Brent petrol fiyatı 116 doların üzerine çıkarken Avrupa’da doğal gaz fiyatları kısa sürede önemli ölçüde yükseldi. Financial Times’a göre Avrupa gaz piyasalarında fiyatlar yalnızca bir hafta içinde yaklaşık yüzde 66 oranında arttı. Enerji fiyatlarındaki bu yükselişin küresel enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Avrupa Ekonomileri Daha Büyük Risk Altında

Analize göre savaşın ekonomik bedelini en ağır şekilde enerji ithalatına bağımlı Avrupa ülkeleri hissedebilir. Özellikle doğal gaz tedarikinde dışa bağımlılığı yüksek olan İtalya, Almanya ve İngiltere gibi ülkeler enerji maliyetlerindeki artıştan en fazla etkilenecek ekonomiler arasında gösteriliyor. Oxford Economics tarafından yapılan değerlendirmelere göre enerji maliyetlerindeki yükseliş, İtalya’da yılın son çeyreğinde enflasyonun beklentilerin en az 1 puan üzerine çıkmasına yol açabilir. Euro Bölgesi genelinde ve İngiltere’de ise enflasyonda yaklaşık yarım puanlık artışlar yaşanabileceği öngörülüyor.

Asya Ekonomileri de Büyük Kırılganlık Yaşıyor

Küresel enerji arzının önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim, Asya ekonomileri için de ciddi riskler yaratıyor. Körfez petrolünün en büyük alıcıları arasında yer alan Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi ülkeler, boğazdan gelen enerji akışında yaşanabilecek kesintilere karşı kırılgan bir konumda bulunuyor. Analizde, petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 70 ila 75’ini ithalat yoluyla karşılayan Çin’in bu tür bir şoku hafifletmek için stratejik petrol rezervlerini kullanabileceği ve enerji tedarikinde Rusya’ya daha fazla yönelebileceği değerlendirildi.

ABD Enerji Piyasasında Daha Avantajlı Konumda

Financial Times analizinde dikkat çekilen bir diğer nokta ise ABD’nin küresel enerji krizine karşı daha avantajlı bir konumda bulunması oldu. Son 20 yılda yaşanan kaya gazı devrimi sayesinde ABD’nin enerji üretim kapasitesinin büyük ölçüde arttığı ve ülkenin enerji ithalatına bağımlılığının önemli ölçüde azaldığı belirtiliyor. ABD’nin 2020 yılından bu yana net petrol ihracatçısı, 2017’den bu yana ise net doğal gaz ihracatçısı konumunda bulunduğu hatırlatılıyor. Capital Economics analisti David Oxley, bu nedenle ABD ekonomisinin küresel enerji krizine karşı görece korunaklı bir konumda olduğunu belirterek ülkeyi “gaz adası” olarak nitelendirdi. Ancak uzmanlara göre ABD tamamen etkilenmeyecek bir konumda da değil. Küresel petrol piyasasının ortak bir fiyat mekanizmasına sahip olması nedeniyle petrol fiyatlarındaki yükseliş ABD iç piyasasında da hissediliyor.

Benzin Fiyatları ABD’de de Artıyor

Enerji fiyatlarındaki yükseliş ABD’de akaryakıt fiyatlarını da yukarı taşıdı. Brent petrol ve ABD ham petrolü (WTI) fiyatlarının 116 dolar seviyelerine yükselmesi, ülkede benzin fiyatlarını artırdı. ABD’de benzin fiyatları galon başına 3,32 dolara çıkarak 2024 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Goldman Sachs analistleri ise savaşın uzun sürmesi halinde petrol fiyatlarının 2008 yılında görülen 147 dolarlık tarihi zirveyi aşabileceği uyarısında bulundu.

Siyasi Riskler de Artıyor

Artan enerji fiyatlarının ABD’de siyasi sonuçlar doğurabileceği de değerlendiriliyor. Yüksek yakıt maliyetlerinin özellikle düşük gelirli kesimler üzerinde baskı yaratması nedeniyle bu durumun Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde ABD Başkanı Donald Trump için önemli bir siyasi risk oluşturabileceği belirtiliyor.

Merkez Bankaları Yeni Bir Enflasyon Şokuyla Karşı Karşıya

Financial Times analizinde savaşın küresel para politikaları üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. Pandemi ve Ukrayna savaşı sonrasında enflasyonla mücadelede sona yaklaşıldığı düşünülürken, yeni enerji şokunun merkez bankalarının planlarını değiştirdiği ifade ediliyor. Artan enerji maliyetleri nedeniyle enflasyon beklentilerinin yeniden yükselmesi, merkez bankalarının faiz politikalarını yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Avrupa Merkez Bankası için daha önce konuşulan faiz indirimlerinin yerini, piyasaların yeniden faiz artışı ihtimalini fiyatlaması aldı. İngiltere Merkez Bankası için de faiz indirimlerine yönelik beklentilerin zayıfladığı belirtilirken ABD Merkez Bankası’nda faizlerin daha uzun süre yüksek seviyede tutulabileceği öngörülüyor. 

Yatırımcılar daha önce Temmuz ayında beklenen faiz indirimi ihtimalini Eylül ayına öteledi ve genel indirim beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Financial Times’a göre Orta Doğu’da yaşanan gerilim yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel ekonomik dengeleri de yeniden şekillendirebilecek bir sürecin başlangıcı olabilir. Önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarının seyri ve çatışmanın süresi küresel ekonominin yönü açısından belirleyici olacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *