Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın, Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve TÜİK iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarını bir araya getirerek oluşturduğu Sektörel Enflasyon Beklentileri ocak ayı verileri yayımlandı.
Anket sonuçlarına göre, 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, piyasa katılımcıları ve reel sektör cephesinde gerilerken, hanehalkında yükseliş kaydetti. Bu tablo, enflasyonla mücadelede algı ve beklenti yönetiminin en kırılgan ayağının tüketici tarafı olmaya devam ettiğini gösteriyor. Verilere göre, piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya kıyasla 1,15 puan azalarak yüzde 22,20’ye, reel sektörün beklentisi ise 1,90 puanlık düşüşle yüzde 32,90’a geriledi. Buna karşılık hanehalkının enflasyon beklentisi 1,18 puan artarak yüzde 52,08 seviyesine yükseldi.
Ekonomi yönetiminin sıkı para politikası ve dezenflasyon vurgusuna rağmen, tüketici tarafındaki beklenti artışı, günlük yaşamda hissedilen fiyat baskılarının algıyı güçlü biçimde şekillendirdiğine işaret ediyor. Uzmanlara göre gıda, kira ve hizmet fiyatlarındaki katılık, hanehalkının resmi enflasyon patikasına olan güvenini sınırlıyor.
Öte yandan, gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı, bir önceki aya göre 1,64 puan artarak yüzde 26,17’ye yükseldi. Bu artış, tüketici tarafında sınırlı da olsa beklentilerde bir iyileşme işareti olarak yorumlanıyor. Ancak söz konusu oranın halen düşük seviyelerde olması, enflasyon algısında temkinli duruşun sürdüğünü ortaya koyuyor.
Ekonomistler, piyasa ve reel sektör beklentilerindeki düşüşün para politikasının etkisini yansıttığını, ancak hanehalkı beklentilerinin kalıcı biçimde gerilemesi için fiyat artış hızının günlük hayatta daha net hissedilir şekilde yavaşlaması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde beklentilerdeki bu ayrışmanın, enflasyonla mücadelede önemli bir risk unsuru olmaya devam edeceği belirtiliyor.