08 Mayıs 2026
weather
15°
45,3703 %0.27
53,4378 %0.39
61,7966 %0.39
79.800,01 %-1.387
6.880,95 0,95
FinansTaksi Eko Gündem BofA’dan Türkiye için yeni enflasyon tahmini

BofA’dan Türkiye için yeni enflasyon tahmini

Bank of America, Türkiye’de enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize ederken Merkez Bankası’nın faiz indirimine beklenenden daha geç başlayabileceğini değerlendirdi. Kurum, enerji fiyatları ve Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin enflasyon baskısını artırabileceğine dikkat çekti

Bank of America (BofA), Türkiye’de açıklanan son enflasyon verilerinin ardından yıl sonu beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Kurum, Nisan ayında beklentilerin üzerinde gelen enflasyon rakamlarının fiyat baskılarının ekonominin geneline yayıldığını gösterdiğini belirtirken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimine beklenenden daha geç başlayabileceği değerlendirmesinde bulundu. BofA analizine göre Merkez Bankası’nın sıkı para politikası duruşunu uzun süre koruması beklenirken özellikle enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı.

Enflasyon tahmini yükseltildi

Bank of America tarafından yayımlanan değerlendirme raporunda Türkiye için 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,5’ten yüzde 30 seviyesine çıkarıldı. Raporda, Nisan ayı TÜFE verilerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesinin ardından enflasyon baskılarının daha geniş alanlara yayıldığı ve temel fiyat eğiliminde yukarı yönlü hareketin sürdüğü ifade edildi. Ekonomistler, özellikle enerji maliyetleri, hizmet enflasyonu ve kur geçişkenliğinin fiyatlar üzerindeki baskıyı artırmaya devam ettiğine dikkat çekiyor.

Faiz indirimi beklentisi öteleniyor

BofA’nın değerlendirmesinde dikkat çeken başlıklardan biri de Merkez Bankası’nın faiz politikası oldu. Analizde, TCMB’nin kısa vadede faiz indirimine gitmesinin beklenmediği belirtildi. Rapora göre Merkez Bankası’nın mevcut sıkı para politikası duruşunu uzun süre koruyacağı öngörülüyor. Özellikle Nisan ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında verilen mesajların yeni bir faiz artışından çok mevcut sıkılaşmanın sürdürülmesine işaret ettiği ifade edildi. BofA, politika faizinde kısa vadede değişiklik beklemezken likidite politikalarının sıkı şekilde devam edeceğini değerlendirdi.

TLREF’in yüzde 40 seviyesinde kalması bekleniyor

Raporda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Mart ayından bu yana efektif fonlama oranı olan TLREF’i faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 40 seviyesinde tutmaya devam ettiği hatırlatıldı. Bu uygulamanın Eylül ayına kadar sürebileceği belirtilirken bir hafta vadeli repo faizinde de bu dönemde değişiklik beklenmediği ifade edildi. Analistler, sıkı likidite koşullarının Türk lirasını desteklemek ve enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmak amacıyla sürdürüldüğünü belirtiyor.

Mayısta zirve beklentisi

Bank of America analizine göre Türkiye’de enflasyonun mayıs ayında yaklaşık yüzde 33 seviyesine ulaşarak zirve yapması bekleniyor. Raporda daha sonraki aylarda ise kademeli bir gerileme öngörüldü. Ağustos ayına kadar enflasyonun yüzde 31 seviyelerine doğru düşebileceği tahmin edildi. Uzmanlar, baz etkisi ve sıkı para politikalarının yaz aylarından itibaren enflasyon üzerinde daha belirgin etkiler oluşturabileceğini ifade ediyor.

Eylül sonrası sınırlı gevşeme sinyali

BofA, enflasyon görünümünün beklentilere paralel ilerlemesi halinde eylül ayından itibaren Merkez Bankası’nın haftalık repo fonlamasına yeniden ağırlık verebileceğini belirtti. Bu senaryoda TLREF tarafında yaklaşık 300 baz puanlık sınırlı bir gevşeme yaşanabileceği ifade edildi. Ancak raporda faizlerde normalleşme sürecinin yalnızca enflasyon verilerine bağlı olmayacağı vurgulandı. Özellikle döviz kuru istikrarı, rezerv görünümü ve küresel gelişmelerin Merkez Bankası kararlarında belirleyici olmaya devam edeceği kaydedildi.

Hürmüz Boğazı riski vurgusu

Raporda jeopolitik gelişmelerin enflasyon açısından önemli risk oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası aksaklıkların enerji fiyatlarını yükseltebileceği ve bunun Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde fiyat baskısını artırabileceği ifade edildi. Öte yandan ekonomik büyümede yaşanabilecek yavaşlamanın ise enflasyonu aşağı yönlü etkileyebilecek unsurlar arasında yer aldığı kaydedildi. Uzmanlar, küresel enerji piyasalarında yaşanacak gelişmelerin önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinin en kritik başlıklarından biri olmaya devam edeceğini belirtiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *