Döviz kurlarında yeni işlem gününde genel olarak sınırlı dalgalanma dikkat çekerken, majör para birimleri ile gelişmiş ülke para birimlerinde yatay ve dengeli bir görünüm öne çıktı. Küresel piyasalardaki temkinli hava, kur hareketlerinin sınırlı kalmasında etkili oldu.
Dolar ve euroda yatay görünüm
Piyasaların ana belirleyicisi olan ABD doları, 45,1786 alış ve 45,1914 satış seviyesinde işlem görerek %0,17 oranında sınırlı bir yükseliş kaydetti. Euro ise 52,7600 alış ve 52,7704 satış fiyatıyla %0,14 düşüş yaşayarak dolar karşısında zayıf bir performans sergiledi.
Sterlin ve frankta yükseliş eğilimi
Avrupa para birimleri içinde İngiliz sterlini, 60,9397 alış ve 60,9501 satış fiyatıyla %0,23 değer kazanarak pozitif ayrıştı. Benzer şekilde İsviçre frangı da 57,0960 alış ve 57,1227 satış seviyelerinde %0,23 artış göstererek yukarı yönlü hareket etti.
Asya para birimlerinde sınırlı geri çekilme
Japon yeni, 0,2817 alış ve 0,2825 satış fiyatıyla %0,07 oranında düşüş kaydederek hafif negatif bir seyir izledi. Bu görünüm, Asya piyasalarındaki temkinli duruşun kur fiyatlarına yansıması olarak değerlendiriliyor.
Körfez ve İskandinav para birimleri dengede
Suudi Arabistan riyali, 11,9656 alış ve 12,0256 satış seviyesinde değişim göstermeyerek yatay kaldı. İskandinav para birimlerinde ise karışık bir tablo öne çıktı:
- Norveç kronu: 4,8079 alış – 4,8320 satış (%0,04 artış)
- Danimarka kronu: 7,0066 alış – 7,0417 satış (%0,06 düşüş)
- İsveç kronu: 4,8136 alış – 4,8377 satış (%0,01 düşüş)
Emtia bağlantılı para birimlerinde hafif yükseliş
Emtia fiyatlarına duyarlı para birimlerinde yukarı yönlü sınırlı hareket gözlendi:
- Avustralya doları: 31,9461 alış – 32,1062 satış (%0,04 artış)
- Kanada doları: 32,8004 alış – 32,9648 satış (%0,03 artış)
Rublede pozitif seyir
- Rus rublesi, 0,5991 alış ve 0,6021 satış fiyatıyla %0,20 oranında değer kazanarak gün içinde pozitif bir performans sergiledi.
Döviz piyasasında genel tablo, düşük volatilite ve sınırlı fiyat hareketleriyle öne çıkıyor. Majör para birimlerinde belirgin bir yön oluşmazken, yatırımcıların küresel ekonomik veriler ve merkez bankası politikalarına odaklı temkinli duruşunu sürdürdüğü görülüyor.