12 Haziran 2026
weather
20°
46,2693 %0.15
53,5552 %-0.19
62,0314 %-0.22
63.426,01 %1.025
6.237,43 -0,32
FinansTaksi Eko Gündem Merkez Bankası 2025’te 500 milyar lira kar elde etti

Merkez Bankası 2025’te 500 milyar lira kar elde etti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2025 yılında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Merkez Bankası bilanço içi zarar yazmaya devam etmesine rağmen, döviz ve altın kaynaklı değerleme artışı sayesinde yılı yaklaşık 500 milyar liralık toplam kârla kapattı.

Son yıllarda bilanço yapısı ve zarar kalemleriyle tartışmaların odağında yer alan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2025 yılında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre, Merkez Bankası bilanço içi zarar yazmaya devam etmesine rağmen, döviz ve altın kaynaklı değerleme artışı sayesinde yılı yaklaşık 500 milyar liralık toplam kârla kapattı. QNB ekonomistleri Erkin Işık, Deniz Çiçek ve Şakir Oktay Gür tarafından yayımlanan analizde, Merkez Bankası’nın resmi kâr veya zarar rakamlarını yılda bir kez faaliyet raporuyla açıkladığına dikkat çekildi. Ancak haftalık vaziyet bilançosu ve günlük analitik bilanço üzerinden yıl içindeki eğilimlerin izlenebildiği vurgulandı. Buna göre, 2025 yılında TCMB’nin bilanço içi zararları artmaya devam ederken, net döviz pozisyonunun pozitife dönmesi tabloyu belirgin şekilde değiştirdi.

Net Döviz Pozisyonu ve Altın Etkisi

2024 sonundan itibaren swap ve KKM dahil net döviz pozisyonunun pozitife geçmesi, kur hareketlerinin değerleme hesabına olumlu yansımasına neden oldu. Buna altın fiyatlarındaki yükseliş de eklenince, değerleme hesabı 2025 yılında yaklaşık 1,5 trilyon liralık artış göstererek 1 trilyon lira seviyesine ulaştı. Bu kalem henüz resmî olarak kâr/zarar hesabına aktarılmasa da, toplam tabloya dahil edildiğinde Merkez Bankası’nın geçen yıl yaklaşık 500 milyar lira kâr ettiği hesaplandı.

2023’te Tarihi Zarar

Analizde geçmiş yıllara da geniş yer verildi. Özellikle 2023’te döviz satışları sonucu oluşan açık pozisyon zararları ve kur korumalı mevduat (KKM) ödemeleri nedeniyle Merkez Bankası’nın bilançosunda ciddi bozulma yaşandığı hatırlatıldı. 2023 ortasında toplam realize zarar 0,8 trilyon liraya ulaşırken, bu tutar GSYH’nin yüzde 3,3’üne denk geldi. Değerleme hesabı da eklendiğinde toplam zarar oranı yüzde 6,7 ile tarihi bir seviyeye çıktı.

2024 ve 2025’te Dengelenme Süreci

2024 sonunda değerleme zararı 0,5 trilyon liraya gerilerken, bilanço içi zarar 1,5 trilyon liraya yükseldi. Ancak 2025 yılında döviz ve altın fiyatlarının etkisiyle değerleme hesabında güçlü bir toparlanma yaşandı. Buna karşın analitik bilançodaki “diğer kalemler” üzerinden izlenen bilanço içi zarar 2025’te 1,1 trilyon lira artarak 2,6 trilyon liraya ulaştı.

Hazine’ye Kâr Transferi Gündemde Değil

QNB ekonomistleri, birikmiş zarar sıfırlanana kadar Hazine’ye kâr transferinin söz konusu olmayacağını vurguladı. 2025 sonunda birikmiş zarar 2,6 trilyon liraya ulaştığı için, elde edilen toplam kâra rağmen Hazine’ye aktarım yapılmasının önümüzdeki dönemde de beklenmediği ifade edildi.

“Her Zarar Aynı Değildir”

Analizde dikkat çeken bir diğer başlık ise zararların niteliği oldu. Ekonomistler, 2023 ve öncesindeki zararların büyük ölçüde KKM gibi merkezi yönetim bütçesi kapsamında değerlendirilmesi gereken kalemlerden kaynaklandığını belirtti. Son dönemde ise KKM’nin sona ermesi ve kur istikrarının artmasıyla bu tür zararların ortadan kalktığına dikkat çekildi.

Para Politikasının Bedeli

2025’te bilanço içinde yazılan zararların, önceki yıllardan farklı olarak para politikasının etkinliğini sağlamak amacıyla yapılan işlemlerden kaynaklandığı vurgulandı. Döviz alımları sonrası oluşan likidite fazlasının çekilmesi için bankalara ödenen faizler ve zorunlu karşılıklara yapılan faiz ödemeleri, bu zararların temel nedenleri arasında gösterildi. Analiz, Merkez Bankası’nın 2025 yılında kârlılık açısından bir eşik aştığını ancak bu kârın bilanço yapısındaki ağır birikmiş zarar nedeniyle henüz mali aktarım gücüne dönüşmediğini ortaya koyuyor. Döviz ve altın fiyatlarının etkisiyle sağlanan değerleme kazançları, TCMB bilançosunda önemli bir rahatlama sağlarken, para politikasının maliyetinin hâlâ yüksek seyrettiği görülüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *