Küresel piyasalarda yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son toplantısından çıkan mesajlar ile Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler arasında yön arıyor. Fed’in politika faizini sabit bırakmasına rağmen ileriye dönük projeksiyonlarında daha sıkı para politikası sinyali vermesi risk iştahını baskılarken, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat anlaşması enerji piyasalarına ilişkin endişeleri azaltarak piyasalara destek sağlıyor.
Dünya genelinde finansal piyasalar bir yandan merkez bankalarının enflasyonla mücadele politikalarını, diğer yandan enerji arzına ilişkin gelişmeleri fiyatlamaya devam ediyor. Özellikle Fed’in yeni Başkanı Kevin Warsh liderliğinde gerçekleştirilen ilk toplantıdan çıkan mesajlar, yatırımcıların gelecek döneme ilişkin beklentilerini önemli ölçüde değiştirdi.
Fed’den daha şahin mesajlar geldi
ABD Merkez Bankası, beklentilere paralel olarak politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bıraktı. Ancak karar metni ve güncellenen ekonomik projeksiyonlar, piyasaların odağını faiz kararından çok gelecek döneme ilişkin sinyallere çevirdi.
Fed, yıl sonu politika faizi tahminini yukarı yönlü revize ederken, 2027 ve 2028 yıllarına ilişkin faiz beklentilerini de artırdı. Bankanın enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü, büyüme beklentilerinde ise aşağı yönlü güncellemelere gitmesi dikkat çekti. Özellikle üyelerin faiz beklentilerini yansıtan noktasal grafik, karar vericilerin önemli bölümünün yıl içinde en az bir faiz artışı öngördüğünü ortaya koydu.
Fed Başkanı Kevin Warsh, toplantı sonrasında yaptığı açıklamalarda fiyat istikrarına vurgu yaparak enflasyonun halen hedeflerin üzerinde seyrettiğini belirtti. Warsh’ın sıkı para politikası mesajları, piyasalarda faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Bu gelişmelerin ardından para piyasalarında Fed’in ekim ayında faiz artırımına gitme ihtimali güçlü şekilde fiyatlanmaya başladı.
ABD-İran anlaşması enerji piyasalarını rahatlattı
Piyasalardaki olumsuz havayı sınırlayan gelişme ise ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat oldu. Taraflar arasında imzalanan anlaşmanın Orta Doğu’daki gerilimi azaltacağı ve enerji arz güvenliğini destekleyeceği beklentisi, petrol fiyatlarında aşağı yönlü hareketi beraberinde getirdi.
Brent petrolün varil fiyatı 78 dolar seviyesinin altına gerilerken, enerji maliyetlerindeki düşüş küresel enflasyon baskılarının hafifleyebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Petrol fiyatlarındaki geri çekilme aynı zamanda tahvil piyasalarında da rahatlama sağladı.
Analistler, Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin azalmasının enerji piyasaları açısından önemli bir gelişme olduğunu ancak anlaşmanın kalıcılığına ilişkin soru işaretlerinin sürdüğünü belirtiyor.
ABD borsalarında satış baskısı öne çıktı
Fed’in şahin duruşunun ardından Wall Street endekslerinde satışlar hız kazandı. Dow Jones endeksi yüzde 0,98, S&P 500 endeksi yüzde 1,21 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,34 değer kaybederek günü ekside tamamladı.
Yatırımcılar özellikle yüksek faiz ortamının teknoloji hisseleri üzerindeki baskısının devam edebileceğini değerlendiriyor. Buna karşın ABD ekonomisinde tüketimin güçlü kaldığını gösteren perakende satış verileri, ekonomik aktiviteye ilişkin olumlu sinyaller vermeyi sürdürdü.
Dolar endeksi yeniden 100 puanın üzerine çıkarken, ABD tahvil faizleri de yüksek seviyelerini koruyor. Altının ons fiyatı ise güvenli liman talebinin etkisiyle 4 bin 300 dolar seviyesinin üzerinde işlem görüyor.
Avrupa ve Asya piyasalarında farklı görünüm
Avrupa borsaları enerji fiyatlarındaki düşüş ve jeopolitik tansiyonun azalmasıyla birlikte pozitif bir seyir izledi. Bankacılık ve teknoloji hisseleri yükselişlere öncülük ederken yatırımcıların odağında bugün açıklanacak İngiltere Merkez Bankası’nın faiz kararı bulunuyor.
Asya tarafında ise görünüm daha karmaşık bir tablo ortaya koydu. Japonya ve Güney Kore borsaları teknoloji ve yapay zeka hisselerinin desteğiyle yükselirken, Çin ve Hong Kong piyasalarında satış baskısı öne çıktı. Çin ekonomisine yönelik büyüme endişeleri ve sermaye hareketlerine ilişkin haber akışı bölge piyasalarını olumsuz etkiledi.
Yurt içinde gözler TCMB verilerinde
Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki satış baskısına paralel olarak günü düşüşle tamamladı. BIST 100 endeksi yüzde 0,50 değer kaybederek 14 bin 421 puana gerilerken, yatırımcıların odağında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu toplantı özeti ve para-banka istatistikleri yer alıyor.
Dolar/TL kuru 46,44 seviyesine yükselirken, analistler küresel piyasalarda hem Fed’in sıkı duruşunun hem de jeopolitik gelişmelerin önümüzdeki dönemde fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ediyor.