Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümünü hızlandıracak önemli bir finansman desteği daha hayata geçirildi. Dünya Bankası, rüzgar enerjisi ve enerji depolama yatırımlarının geliştirilmesi amacıyla Türkiye'ye yönelik 400 milyon euroluk yeni finansman paketini onayladı. Sağlanacak kaynakla hem yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması hem de enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Onaylanan finansman, Türkiye'nin son yıllarda hız kazanan yeşil dönüşüm sürecine uluslararası kuruluşlardan gelen en önemli desteklerden biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, yeni kaynağın enerji sektöründeki yatırımları canlandırmasının yanı sıra özel sektörün finansmana erişimini de kolaylaştıracağını belirtiyor.
Kaynak iki kalkınma bankası aracılığıyla kullanılacak
Dünya Bankası tarafından sağlanacak 400 milyon euroluk finansman, Türkiye garantisi altında Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ile Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'na (TSKB) aktarılacak.
Her iki kuruluşa 200'er milyon euro tutarında kredi sağlanırken, kaynakların özellikle yenilenebilir enerji projelerinin finansmanında kullanılması planlanıyor.
Finansman modeli, belirlenen hedeflere ulaşıldıktan ve bağımsız doğrulama süreçleri tamamlandıktan sonra ödeme yapılmasını öngören sonuç odaklı bir sistemle yürütülecek.
Programın kapsamı genişletildi
Dünya Bankası'nın 2024 yılında başlattığı Dağıtık Enerjiye Geçişin Hızlandırılması Programı ilk aşamada güneş enerjisi yatırımlarını destekliyordu.
Yeni finansmanla birlikte programın kapsamı genişletildi. Artık yalnızca dağıtık güneş enerjisi projeleri değil, kara tipi rüzgar santralleri ile Batarya Enerji Depolama Sistemleri (BESS) de destek kapsamına alınacak.
Bu genişleme sayesinde Türkiye'nin enerji üretim portföyünün çeşitlendirilmesi ve elektrik sisteminde esnekliğin artırılması amaçlanıyor.
2035 enerji hedeflerine katkı sağlayacak
Türkiye'nin güncellenen Yenilenebilir Enerji Yol Haritası, 2035 yılına kadar rüzgar ve güneş enerjisinde toplam kurulu gücün 120 bin megavata çıkarılmasını öngörüyor.
Aynı dönemde enerji depolama kapasitesinin de önemli ölçüde artırılması hedefleniyor.
Dünya Bankası tarafından sağlanan yeni finansman paketinin bu hedeflere ulaşılmasında önemli rol oynayacağı belirtiliyor. Özellikle enerji depolama yatırımları sayesinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin daha verimli kullanılmasının önü açılacak.
Özel sektör yatırımlarını harekete geçirecek
Enerji sektöründeki en önemli sorunlardan biri olan uzun vadeli finansman eksikliği, birçok yatırımın hayata geçirilmesini zorlaştırıyor.
Yerel bankaların kısa vadeli kaynak yapısı nedeniyle yüksek sermaye gerektiren enerji projelerinde finansman sıkıntısı yaşandığı belirtilirken, Dünya Bankası desteğinin bu açığı kapatması bekleniyor.
Program kapsamında yaklaşık 405 milyon dolarlık ek özel sektör yatırımının harekete geçirilmesi hedefleniyor. Böylece kamu kaynaklarının yanında özel sermayenin de enerji dönüşümüne katkı sağlaması amaçlanıyor.
Yeni kapasite yatırımları devreye girecek
Finansman desteğiyle birlikte yenilenebilir enerji alanında önemli kapasite artışları planlanıyor.
Projeler kapsamında yaklaşık 1.579 megavat yeni yenilenebilir enerji kapasitesinin sisteme kazandırılması beklenirken, 392 megavatsaatlik batarya depolama yatırımı da desteklenecek.
Bu yatırımlar sayesinde enerji arz güvenliğinin artırılması, elektrik üretiminde dışa bağımlılığın azaltılması ve karbon emisyonlarının düşürülmesi hedefleniyor.
AB'nin karbon düzenlemesi yatırımları hızlandırıyor
Avrupa Birliği'nin uygulamaya koyduğu Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), Türkiye'deki sanayi kuruluşlarını daha temiz enerji kaynaklarına yönelmeye teşvik ediyor.
İhracat yapan firmalar açısından karbon maliyetlerinin önem kazanması, yenilenebilir enerji yatırımlarına olan ilgiyi artırıyor.
Uzmanlar, Dünya Bankası finansmanının özellikle sanayi kuruluşlarının temiz enerji projelerine erişimini kolaylaştıracağını ve ihracat rekabetçiliğine katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Türkiye bölgesel enerji dönüşümünde örnek gösteriliyor
Dünya Bankası yetkilileri, Türkiye'nin yenilenebilir enerji yatırımlarında bölge ülkeleri için önemli bir model haline geldiğini vurguluyor.
Özellikle güneş enerjisi, rüzgar santralleri ve enerji depolama teknolojilerinde elde edilen deneyimlerin Avrupa ve Orta Asya ülkeleriyle paylaşılması planlanıyor.
Bu kapsamda Türkiye'nin enerji dönüşümünde elde ettiği bilgi birikiminin bölgesel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor.
Enerji uzmanları ise sağlanan finansmanın yalnızca yeni yatırımları desteklemekle kalmayacağını, aynı zamanda enerji sektöründe teknoloji kullanımını artırarak uzun vadeli sürdürülebilir büyümeye de katkı vereceğini değerlendiriyor.