Türkiye’de yurt içi turizm hareketliliği 2025 yılında sınırlı artış gösterirken, harcamalardaki güçlü yükseliş dikkat çekti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre toplam seyahat sayısı yıllık bazda %1,5 artarak 67 milyon 851 bine ulaştı. Buna karşın toplam geceleme sayısının %1,6 azalarak 476 milyon seviyesine gerilemesi, tatil sürelerinin kısaldığına işaret etti. Ortalama geceleme süresi ise 7 gece olarak hesaplandı.

Son çeyrekte seyahat sayısı geriledi
2025’in son çeyreğinde (Ekim-Aralık):
- Seyahate çıkan kişi sayısı: 9,2 milyon
- Toplam seyahat sayısı: 11 milyon 23 bin
- Yıllık değişim: %3,9 düşüş
Aynı dönemde toplam geceleme sayısı 60,9 milyon olurken, ortalama konaklama süresi 5,5 geceye geriledi.

Harcamalarda güçlü artış
Yurt içi turizm harcamaları 2025 genelinde %32,4 artarak 555 milyar TL’yi aştı. Harcama dağılımı:
- %87,1 kişisel harcamalar
- %12,9 paket tur harcamaları
Seyahat başına ortalama harcama ise 8 bin 181 TL’ye yükseldi.
Son çeyrekte ise toplam harcama:
- 85,5 milyar TL
- Ortalama harcama: 7 bin 765 TL
olarak gerçekleşti.

Harcamada ilk sırada yeme-içme var
Yıllık bazda harcamaların dağılımında:
- %30,3 yeme-içme
- %23,1 ulaştırma
- %18,7 konaklama öne çıktı.
Özellikle konaklama harcamalarındaki %48,2’lik artış, maliyet baskısının sektöre yansıdığını gösterdi.

En çok tercih edilen konaklama: Akraba evi
Yerli turistlerin konaklama tercihlerinde ilk sırayı “arkadaş veya akraba evi” aldı.
- 313 milyon geceleme ile ilk sırada
- 81 milyon geceleme ile ikinci sırada “kendi evi”
- 47 milyon geceleme ile üçüncü sırada “otel”
Son çeyrekte de benzer tablo devam etti.

Seyahat amacı: Aile ziyaretleri önde
Seyahat nedenlerinde ilk sırada açık ara farkla “yakınları ziyaret” yer aldı.
- %57,7 yakın ziyareti
- %34,4 gezi ve tatil
- %3,5 sağlık
Bu dağılım, yurt içi turizmin büyük ölçüde sosyal ziyaret odaklı olduğunu ortaya koydu. Veriler, yurt içi turizmde hareketliliğin sürdüğünü ancak tüketici davranışlarında değişim yaşandığını gösteriyor. Seyahat sayısı artarken geceleme sürelerinin kısalması ve harcamaların hızla yükselmesi, maliyet baskısının turizm tercihlerine doğrudan yansıdığını ortaya koyuyor.