BBVA Research tarafından yayımlanan son rapor, Türkiye ekonomisinin büyüme görünümüne ilişkin önemli risklere işaret etti. Kurum, 2026 yılı için öngörülen %4’lük GSYH büyüme hedefinin aşağı yönlü baskı altında olduğunu açık bir şekilde ortaya koydu. Raporda, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler öncesinde dahi ekonomik aktivitenin beklentilerden daha zayıf seyrettiği vurgulandı. Mevcut çatışma ortamının uzaması halinde ise büyüme üzerindeki baskının daha da belirginleşebileceği ifade edildi.
Jeopolitik riskler büyüme görünümünü zorluyor
Rapora göre, savaşın beklenenden uzun sürmesi ve etkilerinin derinleşmesi, Türkiye ekonomisi üzerinde çok yönlü baskı yaratıyor. Özellikle enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden oluşan maliyet artışlarının, büyüme performansını aşağı çekebileceği değerlendiriliyor. Dış finansman ihtiyacının yüksek olması da riskleri artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Bu durumun, ekonomide daha sert bir dengelenme sürecini tetikleyebileceği belirtiliyor.
Üretim tarafında zayıf tablo sürüyor
Verilere göre üretim cephesinde toparlanma sinyalleri sınırlı kalırken, genel görünüm zayıf seyrini koruyor. Sanayi ve inşaat sektörlerinde belirgin bir durgunluk dikkat çekerken, hizmetler sektörü daha ılımlı bir toparlanma sergiliyor. Mart ayına ilişkin öncü göstergeler ise ekonomik aktivitede keskin bir yavaşlamaya işaret ediyor. Beklentiler, siparişler ve üretim tarafında görülen bozulma, büyümenin ivme kaybettiğini ortaya koyuyor. Hesaplamalara göre aylık GSYH göstergesi, yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda %2,7, çeyreklik bazda ise %0,5 civarında bir büyümeye karşılık geliyor.
İç talep daralıyor, dış talep katkı vermiyor
Raporda üretimdeki zayıflığın temel nedeni olarak talep koşullarındaki bozulma gösterildi. Stoklar hariç iç talebin, özellikle özel tüketimdeki yavaşlama nedeniyle çeyreklik bazda daraldığı belirtildi. Dış talep tarafında ise tablo destekleyici değil. Küresel ekonomideki yavaşlama ve zayıf ticaret görünümü nedeniyle ihracatın büyümeye katkısının sınırlı kalması, hatta ilk çeyrekte hafif negatif etki yaratması bekleniyor.
Sıkı finansal koşullar baskıyı artırıyor
Ekonomide uygulanan sıkı finansal koşulların iç talep üzerindeki baskıyı sürdürmesi bekleniyor. Yüksek enflasyon beklentileri ve güçlü çekirdek enflasyon eğilimi, para politikasında sıkı duruşun daha uzun süre korunmasını gerekli kılıyor. Bu durum, kredi büyümesi ve tüketim üzerinden ekonomik aktivitenin hızlanmasını sınırlayan temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Enerji fiyatları kritik risk unsuru
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise enerji fiyatlarının büyüme üzerindeki etkisi oldu. Yapılan hesaplamalara göre petrol fiyatlarında yaşanacak %10’luk artış, bir yıl içinde büyümeyi yaklaşık 0,3 puan aşağı çekebilir. Jeopolitik risklerin enerji maliyetleri ve tedarik zincirleri üzerinden ekonomiye yansıması, büyüme görünümünü daha kırılgan hale getiriyor.
Belirsizlikler devam ediyor
İkinci çeyrekte olası bir ateşkes senaryosu gündeme gelse dahi, bunun kalıcılığı ve ekonomik etkilerinin sınırlı olup olmayacağı konusunda belirsizlikler sürüyor. Özellikle tedarik zincirlerinin normalleşme süreci, büyüme görünümünün seyrinde belirleyici olacak. BBVA Research, görünümün netleşmesiyle birlikte tahminlerin güncellenebileceğini belirtirken, mevcut tabloda risklerin belirgin şekilde arttığına dikkat çekti.