Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, Türkiye nüfusu 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla 85 milyon 824 bin 854 kişiye ulaştı. Nüfusun 42 milyon 923 bini erkek, 42 milyon 901 bini kadın. Toplam nüfusun yaş gruplarına ve cinsiyete göre dağılımı, ülkede demografik dönüşümün net işaretlerini veriyor.
Genç nüfus oranında gerileme var
0-14 yaş grubu toplam nüfusun yaklaşık yüzde 20,6’sını oluşturuyor. 2024 Temmuz’unda 5 yaş altı nüfusun oranı yüzde 6,1 iken, 2025 Temmuz’unda bu oran yüzde 5,8’e geriledi. 15-24 yaş grubunun toplam nüfusa oranı ise yüzde 15’in üzerinde olsa da, önceki yıllara kıyasla yatay seyir izliyor.
Orta yaş kuşağı belirginleşiyor
25-54 yaş aralığında yer alan çalışma çağındaki nüfus, toplam nüfusun yaklaşık yüzde 29,9’unu oluşturuyor. En kalabalık yaş dilimi 25-29 yaş grubu olurken, 30’lu yaşlardaki nüfus oranı da yüzde 7,3-7,4 bandında istikrarlı seyrediyor.
Yaşlı nüfus yükseliyor
65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam içindeki payı 2024’te yüzde 9,6 iken, 2025 Temmuz’unda yüzde 9,9’a yükseldi. Özellikle 85 yaş üstü nüfusun 2024’e kıyasla artış göstermesi dikkat çekti. 90 yaş ve üzerindeki nüfus 251 bin 181 kişiye ulaştı. Kadınlar, özellikle ileri yaş gruplarında belirgin üstünlük sağlıyor; örneğin 85-89 yaş aralığında kadın nüfus erkeklerin yaklaşık yüzde 78 üzerinde.
Cinsiyet dağılımında dengeli tablo
Genel toplamda kadın ve erkek nüfus neredeyse eşit görünse de, 0-14 yaş grubunda erkekler, 65 yaş üstünde ise kadınlar sayıca önde. Bu durum, doğumda erkek bebeklerin sayısal üstünlüğü ile kadınların ortalama yaşam süresinin daha uzun olmasından kaynaklanıyor.
Demografik yapı, sosyal politikaları etkileyecek
Veriler, Türkiye’nin genç nüfus avantajının yavaş yavaş eridiğini, buna karşın yaşlı nüfusun hızla arttığını gösteriyor. Bu durum, emeklilik sisteminden sağlık hizmetlerine, istihdam politikalarından kentsel planlamaya kadar birçok alanda yeni düzenlemeleri gerektirecek.