Türk Lirası, haftanın son işlem gününde uluslararası piyasalardan beklenmedik bir destek buldu. ABD, Kanada ve Norveç merkez bankalarının art arda faiz indirimine gitmesi, küresel ölçekte doların zayıflamasına yol açtı. Bu tablo, gelişen ülke para birimlerine olduğu gibi TL’ye de olumlu yansıdı. İngiltere ve Japonya’nın faizleri sabit tutması ise piyasalardaki risk iştahının dengeli seyretmesini sağladı.
Siyasi Endişeler Ötelendi
Yurt içinde yatırımcıların odağında CHP kurultayının iptaline ilişkin dava bulunuyordu. Ancak davanın ekim sonuna ertelenmesi, kısa vadeli siyasi belirsizliklerin ötelenmesine yol açtı. Bu gelişme, TL’nin gün içinde nadir görülen değer kazancı yaşamasına katkıda bulundu. Dolar/TL kuru sabah saatlerinde 41,40 seviyelerinde yatay seyretti. Son iki haftada Merkez Bankası’nın yaklaşık 10 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirdiği teyit edildi. Buna rağmen altın rezervlerindeki değer artışı sayesinde toplam rezervlerde net düşüş yaşanmadı. İlk hafta altın desteğiyle rezervler tarihi zirve olan 180 milyar dolara ulaşırken, geçtiğimiz hafta 178 milyar dolara geriledi. Böylece döviz satışına rağmen rezerv değişimi neredeyse sıfırlandı.
Borsa İstanbul’daki Toparlanma
Siyasi belirsizliklerin ötelenmesi sadece TL’ye değil, Borsa İstanbul’a da olumlu yansıdı. CHP kurultayı davasının ertelenmesi sonrasında BIST 100 endeksi hafta başında yüzde 6’lık yükselişle Eylül ayındaki kayıplarını büyük ölçüde geri aldı. Bankacılık ve sanayi hisseleri önderliğinde gerçekleşen toparlanma, yatırımcıların kısa vadeli risk algısının hafiflediğine işaret etti. Küresel faiz indirimleri, doların zayıf seyri ve yurt içindeki siyasi gelişmelerin ertelenmesi TL’ye nefes aldırmış görünüyor. Ancak uzmanlar, bu kazanımların kalıcı olabilmesi için hem küresel merkez bankalarının adımlarının hem de iç politikadaki belirsizliklerin yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. TL’nin orta vadeli seyri, Fed’in sonraki toplantılarından çıkacak mesajlara ve Türkiye’nin ekonomi yönetiminin atacağı adımlara bağlı olacak.