25 Haziran 2026
weather
24°
46,5292 %0.03
53,0250 %0.26
61,4844 %0.27
60.747,38 %-3.27
5.941,02 -0,66
FinansTaksi Eko Gündem Schengen vize randevu krizi derinleşiyor

Schengen vize randevu krizi derinleşiyor

Schengen vizesi başvurularında yaşanan randevu krizi derinleşiyor. Konsolosluklardaki kapasite yetersizliği ve randevu sistemlerinin özel yazılımlarla kontrol altına alınması, bireysel ve ücretsiz başvuruları fiilen imkânsız hale getirdi. Vatandaşlar yüksek ücret talep eden aracı firmalara yönelirken, sosyal medyada “garantili Schengen” vaatleriyle yapılan reklamlar kamuoyunda tartışma yaratıyor

Schengen vizesi başvurularında yaşanan yapısal sorunlar her geçen gün daha da derinleşiyor. Avrupa ülkelerine seyahat etmek isteyen vatandaşlar için artık temel engel vize reddi değil, başvuru yapabilmek için randevuya ulaşmak. Büyükelçilik ve konsoloslukların sınırlı kapasitesi ile randevu sistemlerinin kötüye kullanılması, bireysel ve ücretsiz başvuruları fiilen işlevsiz hale getirmiş durumda.

Avrupa Birliği ülkelerinde serbest dolaşım imkânı sağlayan Schengen vizesi, pandemi sonrasında artan talebe rağmen yeterli idari kapasiteyle desteklenmedi. Konsolosluklardaki personel yetersizliği ve sınırlı kontenjanlar nedeniyle birçok ülkede randevu süreleri aylarca uzadı. Bazı Schengen ülkelerinde bekleme süresi altı aya kadar çıkarken, Almanya, Fransa ve İtalya gibi yoğun başvuru alan ülkelerde bu sürenin bir yıla kadar uzadığı ifade ediliyor.

Asıl sorun randevuya erişim

Son dönemde yaşanan krizin merkezinde ise randevu sistemleri yer alıyor. Büyükelçilikler tarafından açılan sınırlı sayıdaki randevuların, özel yazılımlar kullanılarak saniyeler içinde kapatıldığı belirtiliyor. Çoklu bilgisayarlar ve otomasyon sistemleri aracılığıyla çalışan bazı şirketler, açılan tüm randevuları kendi bekleme listelerindeki kişiler adına dolduruyor. Bu durum, bireysel başvuru sahiplerinin resmi sistemler üzerinden randevu bulmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Vatandaşlar günlerce, hatta haftalarca randevu platformlarını takip etmelerine rağmen uygun tarih bulamazken, aynı randevuların kısa süre içinde aracı firmalar üzerinden “müsait” olarak sunulması dikkat çekiyor. Bu tablo, randevu sistemlerinin denetimsizliği ve şeffaflıktan uzak yapısı nedeniyle eleştirilerin artmasına yol açıyor.

“Garantili Schengen” reklamları çoğalıyor

Randevu krizinin derinleşmesiyle birlikte sosyal medyada faaliyet gösteren aracı firmaların sayısında da ciddi artış yaşandı. “%100 Garantili Schengen”, “Schengen derdine son”, “5 yıllık Schengen garantisi” gibi iddialı sloganlarla reklam yapan şirketler, vatandaşlardan belirli ücretler karşılığında pasaport ve kişisel bilgileri talep ederek başvuru sürecini üstlendiklerini belirtiyor.

Bu firmalar, Estonya, Malta ve Danimarka gibi görece daha az talep gören ülkeler için aynı gün içinde randevu ayarlayabildiklerini, Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde ise sürecin birkaç ay sürdüğünü ifade ediyor. Şirket yetkilileri, hangi ülkede ne zaman randevu açılacağını bildiklerini ve bu nedenle “garanti” verdiklerini öne sürüyor. Ancak uzmanlar, vize konusunda hiçbir özel şirketin nihai sonucu garanti edemeyeceğini vurguluyor.

Ücretler katlanıyor

Aracı firmaların sunduğu hizmetler yalnızca randevu teminiyle sınırlı değil. Seyahat sağlık sigortası, konaklama rezervasyonu ve uçak bileti planlaması gibi başvuru dosyasını tamamlayan hizmetler de paket halinde sunuluyor. Bu paketler için, resmi vize harcı ve VFS Global ile iDATA gibi yetkili aracı kurum ücretleri dışında, ilk başvurularda ortalama 175 Euro talep ediliyor.

Daha uzun süreli vize almak isteyenler için ise maliyet çok daha yüksek. 5 yıllık Schengen vizesi vaadiyle sunulan hizmetlerin bedelinin 600 Euro’ya kadar çıktığı belirtiliyor. Vatandaşlar, kamu hizmeti niteliği taşıması gereken bir sürecin fiilen yüksek ücretli bir piyasaya dönüşmesinden şikâyet ediyor.

Denetim ve kapasite çağrısı

Uzmanlar ve başvuru sahipleri, Schengen vize randevu sistemlerinin daha sıkı denetlenmesi, otomasyon ve yazılım kullanımına karşı önlem alınması ve konsolosluklardaki personel kapasitesinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Aksi halde Schengen vizesinin, serbest dolaşım hakkından ziyade yalnızca yüksek bedel ödeyebilenlerin erişebildiği bir ayrıcalığa dönüşeceği uyarısı yapılıyor.

Mevcut tablo, Schengen vize sisteminde geçici değil, yapısal bir kriz yaşandığını ortaya koyuyor. Bu krizin çözülmemesi halinde hem vatandaşların mağduriyetinin artacağı hem de vize sistemine olan güvenin daha da zedeleneceği ifade ediliyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *