Türkiye otomotiv pazarı satış rekorları kırarken, Resmî Gazete’de yayımlanan iki kritik düzenleme sektörde belirsizlik yarattı. Avrupa Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması (STA) kapsamı dışında kalan ülkelerden ithal edilen araçlara ek vergi getirilmesi ve 2018’den bu yana ABD menşeli otomobillere uygulanan ek gümrük yükümlülüklerinin kaldırılması, markaların planlamalarını zorlayan kararlar olarak değerlendirildi.
Ani Düzenlemeler Markaları Zorluyor
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) Başkanı Ali Haydar Bozkurt, sektörün uzun vadeli öngörüye ve sipariş planlamalarına ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, “Ani düzenlemeler öngörülebilirliği zorlaştırıyor” dedi. Bozkurt, yürürlüğe giren kararlar için verilen 60 günlük uyum süresinin yetersiz olduğunu belirterek, “Siparişlerin revize edilmesi, üretim ve lojistik planlarının yeniden yapılması için en az üç aya ihtiyaç var. Global otomotiv markaları önceden belirlenmiş kotalar üzerinden üretim yapıyor. Sürekli değişen vergi sistemi, ticareti ve rekabet gücünü doğrudan etkiliyor” ifadelerini kullandı.
Tüketici Tercihleri Değişiyor
Düzenlemelerin yalnızca markaları değil, tüketicileri de etkilediğini dile getiren Bozkurt, “Tüketiciler, bu tür değişiklikler sonrası vergi avantajı bulunan modellere yöneliyor. Ancak bu durum, markaların hangi model ve ürün gruplarına yatırım yapacağı konusunda belirsizlik yaratıyor” dedi. Bozkurt, kararların ülke bazlı etkilerine de dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çin ve ABD gibi STA kapsamında olmayan ülkeler, bu düzenlemelerden avantajlı çıkıyor. Buna karşılık, daha önce yüzde 10 gümrük vergisi uygulanan ülkeler için ek mali yükümlülükler getirildi. Yerli üretimi destekleme amacıyla yapıldığı belirtiliyor ama pazara etkilerini önümüzdeki aylarda göreceğiz.”
“Yeni Bir Vergi Sistemi Kaçınılmaz”
ODMD Başkanı, otomotiv sektörünün yıllardır dile getirdiği adil ve çağdaş vergi sistemi ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıdı: “Devletin gelirlerini azaltmadan, araçlar üzerindeki vergi yükünü daha dengeli dağıtan bir modele ihtiyaç var. Böyle bir sistem, hem tüketiciyi rahatlatır hem modern araç kullanımını teşvik eder hem de sektörde öngörülebilirliği artırır.” Türkiye otomotiv pazarı büyümesini sürdürse de sektör temsilcileri, öngörülebilirlik olmadan uzun vadeli yatırımların risk altında olacağı görüşünde birleşiyor. Bozkurt’un ifadeleri, markaların ve tüketicilerin güven duyacağı istikrarlı bir vergi sistemine duyulan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyuyor.