Türkiye’de 8. dönem toplu sözleşme görüşmeleri kritik bir aşamaya geldi. Yaklaşık 6,5 milyon kamu görevlisi ve memur emeklisini doğrudan ilgilendiren görüşmelerde hükümet ile sendikalar arasında hâlâ uzlaşma sağlanamadı. Hükümetin sunduğu zam teklifini “yetersiz” bulan memur sendikaları bugün ülke çapında iş bırakarak taleplerini güçlü şekilde dile getirdi.
Talepler ve Hükümet Teklifi
Sendikaların masaya getirdiği talepler, 2026 yılı için yüzde 88’e varan kümülatif artış, 2027 yılı içinse yaklaşık yüzde 46 oranında zam beklentisini içeriyordu. Buna karşılık hükümetin teklifi çok daha sınırlı kaldı:
- 2026’nın ilk yarısında yüzde 10, ikinci yarısında yüzde 6 zam,
- 2027’nin her iki döneminde de yüzde 4 zam,
- Ayrıca taban aylığa seyyanen 1.000 TL artış.
Sendikalar bu rakamların yüksek enflasyon karşısında eriyeceğini ve kamu çalışanlarının yaşam standartlarını korumaktan uzak olduğunu belirterek reddetti.
Eylemin Boyutu
Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen, Birleşik Kamu-İş ve KESK başta olmak üzere birçok sendika, ortak kararla iş bırakma eylemine katıldı. Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan büro hizmetlerine kadar pek çok alanda görevli memurlar iş bırakınca kamu hizmetlerinde gün boyu aksamalar yaşandı. Özellikle ulaşımda ciddi etkiler görüldü. İzmir’de İZBAN seferleri iptal edildi, bazı şehirlerde tren seferleri durdu. Eğitim kurumlarında dersler aksadı, hastanelerde randevular ertelendi. Büro hizmetlerinde yavaşlamalar dikkat çekti.
Sendikaların Mesajı
Sendika liderleri, “Ücrette adalet, çalışma koşullarında denge” çağrısını yinelerken, bu eylemin sadece maaş artışına değil, aynı zamanda kamu çalışanlarının özlük hakları ve sosyal haklarının iyileştirilmesine yönelik bir mücadele olduğunu vurguladı. Memurlar, artan hayat pahalılığına karşı mevcut teklifin gerçekçi olmadığını ve müzakere masasına daha güçlü bir teklifin gelmesi gerektiğini dile getirdi.
Sürecin Önemi ve Olası Senaryolar
Toplu sözleşme süreci yasal takvime göre 31 Ağustos’a kadar sonuçlanmak zorunda. Tarafların anlaşmaya varamaması durumunda dosya Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na taşınacak ve kurulun vereceği karar bağlayıcı olacak. Bu aşama, yüzbinlerce ailenin bütçesini doğrudan etkileyeceği için büyük önem taşıyor. Ekonomistler, sürecin yalnızca memur maaşlarını değil, özel sektördeki ücret dengelerini ve genel ekonomik beklentileri de etkileyeceğini belirtiyor. Çünkü memur maaşları, Türkiye’de ücret politikaları için bir referans niteliği taşıyor.
Genel Değerlendirme
18 Ağustos 2025’te yapılan iş bırakma eylemi, kamu çalışanlarının sabırlarının zorlandığını ve yeni tekliflerin masaya gelmemesi halinde daha geniş çaplı protestoların gündeme gelebileceğini ortaya koydu. Memurların temel talebi, yalnızca rakamsal artış değil; ekonomik gerçeklerle uyumlu, alım gücünü koruyan, sosyal hakları güçlendiren bir düzenleme. Bu gelişme, toplu sözleşme görüşmelerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir kriz potansiyeli taşıdığını gösteriyor.