Türkiye’de Haziran 2023’te başlayan sıkı para politikası döneminde kredi genişlemesini sınırlamaya yönelik yüksek faiz ve makroihtiyati önlemlere rağmen tüketici kredilerinde tempo yeniden arttı. Merkez Bankası’nın 14 Kasım verileri, 13 haftalık yıllıklandırılmış tüketici kredi büyümesinin yüzde 59,17’ye çıkarak son 2,5 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor. Aynı dönemde kredi kartı büyümesi de yüzde 52,11’e yükselerek tüketici talebinin finansman kanallarında güçlü kaldığını ortaya koydu. Uzmanlara göre, kısıtlama devam ederken büyümenin kaynağı bankaların 8 haftalık hesaplama dönemlerinde marj yakaladığı anlarda agresif kampanyalara yönelmesi ve yıl sonunda bilanço iyileştirme çabası.
Kredi Kartı ve İhtiyaç Kredisi: Talep Faize Rağmen Yüksek
Sıkılaştırma sürecinin en önemli hedeflerinden biri vatandaşın borçlanma iştahını sınırlamaktı. Buna rağmen bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredisi, sistemin en hızlı büyüyen kalemleri olmaya devam ediyor. Konut ve taşıt kredi faizlerinin daha sert olması nedeniyle tüketiciler, yüksek faiz oranlarına rağmen en çok ihtiyaç kredisine yöneldi. Bu tablo, faizin tek başına talebi düşürmede yeterli olmadığını, kampanyaların ve tüketici davranışlarının belirleyici olduğunu gösteriyor.
Kamu ve Özel Bankalar Yarışta: 60 Sınırı Aşıldı
- Kamu bankalarında tüketici kredi büyümesi, bir haftada 16 puan artışla yüzde 56,61’e çıktı.
- Özel bankalarda tüketici kredisi yüzde 60,25’e yükselerek kamu bankalarını geride bıraktı.
- Ticari kredilerde ise hem kamu hem özel bankalarda büyüme hız kesti. Kurumsal kredi kartlarında bile artış sınırlı kaldı.
Bu tablo, bankaların ticari alandan bireylerin talebe kaydığı bir dönemi işaret ediyor.
Neden Şimdi? Bankalar 8 Haftalık Dönemde Hareket Ediyor
Bankacılık uzmanları, büyümenin hızlanmasını 8 haftada bir yapılan sınır hesaplamalarına bağlıyor. Bu süreçte bankalar:
- Kredi limitlerinde alan açıldığında kampanya başlatıyor,
- Kredili mevduat hesaplarını teşvik ediyor,
- Yıl sonu bilançolarında kredi büyüklüğünü güçlü göstermek için atağa kalkıyor.
Özellikle ihtiyaç kredisi ve KMH kampanyalarındaki agresif tekliflerin nedeni de bu strateji.
Risk Artıyor: Takipteki Alacaklar Yükselişte
Tüketici kredilerindeki hızlı büyüme, tahsilat riskini de artırıyor. BDDK verilerine göre:
- Tüketici kredilerinde takip oranı: Yüzde 3,94
- İhtiyaç kredilerinde takip oranı: Yüzde 5,23
- Kredi kartı takip oranı: Yüzde 4,39
Bir önceki yıla göre takip oranları yaklaşık 1,5 puan artış gösterdi. Bu durum, borçlanmanın sadece büyümeyi değil tahsilat riskini de büyüttüğünü ortaya koyuyor.
Sıkılaştırma sürecine rağmen tüketici tarafındaki borçlanma iştahı gerilemedi. Talebi yönlendiren ana dinamikler ise şunlar:
- Gelir erozyonu nedeniyle borçlanma ihtiyacı
- Bankaların dönemsel büyüme stratejileri
- Kredi kartının temel harcama aracı haline gelmesi
Uzmanlar, enflasyon düşmeden kredi büyümesinin kalıcı olarak yavaşlamayacağını vurgularken, artan takip oranlarının bankacılık sektörü için 2026’da risk algısını yükseltebileceği görüşünde.