27 Haziran 2026
weather
25°
46,6600 %0.12
53,1528 %0.09
62,0951 %-0.01
60.549,87 %0.755
6.130,13 1,67
FinansTaksi Eko Gündem Kredi faizleri yeniden yükseldi: İhtiyaç kredisinde yüzde 60 aşıldı

Kredi faizleri yeniden yükseldi: İhtiyaç kredisinde yüzde 60 aşıldı

Yeni yılın ilk haftalarında kredi faizleri yeniden sert yükselişe geçti. Ortalama ihtiyaç kredisi faizi 9 Ocak haftasında yüzde 63,53’e çıkarak son dört ayın en yüksek seviyesini görürken, kredi maliyetleri enflasyon ve politika faizindeki düşüşe rağmen yüksek seyrini sürdürdü

2025 yılının son haftalarında düşüş eğilimine giren kredi faizleri, 2026’ya sert bir yükselişle başladı. Enflasyon ve politika faizindeki gerilemeye rağmen bankaların kredi faizlerinde yukarı yönlü fiyatlamaya gitmesi, özellikle bireysel borçlanmada maliyetleri yeniden ağırlaştırdı. İhtiyaç kredisi faizleri kısa sürede yüzde 60 eşiğini aşarak son dört ayın en yüksek seviyelerine çıktı. Verilere göre, 26 Aralık haftasında ortalama ihtiyaç kredisi faizi yüzde 46,37 seviyesine kadar gerilemişti. Ancak yeni yılın ilk günleriyle birlikte tablo hızla tersine döndü. Faiz oranları 2 Ocak haftasında yüzde 54,48’e yükselirken, 9 Ocak haftasında yüzde 63,53’e çıkarak son dört ayın zirvesini gördü. Vergi ve ek masraflar dahil edildiğinde ihtiyaç kredilerinde yıllık toplam maliyetin yüzde 80’in üzerine çıktığı ifade ediliyor.

Ticari kredilerde de dalgalı seyir

Bireysel kredilerin yanı sıra ticari kredi faizlerinde de yukarı yönlü bir hareket gözlendi. 26 Aralık haftasında yüzde 50,30’a kadar gerileyen ortalama ticari kredi faizi, 2 Ocak haftasında yüzde 53,44’e yükseldi. 9 Ocak haftasında ise sınırlı bir gerilemeyle yüzde 52,31 seviyesinde gerçekleşti. Böylece ticari kredilerde de faizlerin yüksek seyrini koruduğu görüldü.

Enflasyon geriliyor, kredi faizleri dirençli

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), aralık ayında yıllık enflasyonu yüzde 30,89 olarak açıklarken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 16 seviyesinde öngörüyor. Buna karşın kredi faizlerinin bu seviyelerin oldukça üzerinde kalması, faiz-enflasyon makasının açıldığını ortaya koyuyor. TCMB, aralık ayında politika faizi olan 1 hafta vadeli repo faizini yüzde 38’e indirmişti. Bu oranın yıllık bileşik karşılığı yaklaşık yüzde 46 seviyesine denk geliyor. Merkez Bankası’nın bu haftaki toplantısında politika faizinde 150 baz puanlık yeni bir indirim yapması beklenirken, bu adımın kredi faizlerine yansıyıp yansımayacağı belirsizliğini koruyor.

Bankacılık dinamikleri belirleyici oluyor

Uzmanlara göre kredi faizleri ile politika faizi arasındaki fark; geleceğe dönük enflasyon beklentileri, ülke risk primi, bankaların kâr marjları ve düzenleyici çerçeve gibi birçok unsurdan etkileniyor. Yıl sonlarında bankaların bilanço iyileştirme amaçlı faiz ayarlamalarına gitmesi ve kredi büyümesine yönelik sınırlamalar da faizlerde sert hareketlere zemin hazırlıyor. TL cinsi ticari kredi ve mevduat faizleri daha kısa vadeli olduğu için politika faizine görece daha yakın seyrederken, ihtiyaç kredilerinde bu bağ daha zayıf kalıyor.

Mevduat faizlerinde düşüş sürüyor

Kredi faizleri yükselirken mevduat tarafında ise düşüş eğilimi devam ediyor. 1 aya kadar vadeli ortalama mevduat faizi geçen hafta yüzde 44,70’e gerileyerek son iki yılın en düşük seviyesine indi. 1-3 ay vadeli ortalama mevduat faizi de yüzde 45,79 ile yine son iki yılın en düşük seviyelerine yakın gerçekleşti. Ekonomistler, kredi faizlerindeki yüksek seyrin hem hane halkının borçlanma iştahını hem de iç talebi baskılayabileceğini, mevduat faizlerindeki düşüşün ise tasarruf tercihlerinde değişime yol açabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki dönemde TCMB’nin faiz adımları kadar bankaların kredi politikalarının da piyasanın yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *