04 Nisan 2026
weather
12°
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
59,1582 %-0.24
67.328,63 %0.702
6.704,43 0,27
FinansTaksi Eko Gündem Kara’dan uyarı: Savaş uzarsa Türkiye ekonomisinde dengeler değişebilir

Kara’dan uyarı: Savaş uzarsa Türkiye ekonomisinde dengeler değişebilir

Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, Orta Doğu’daki savaşın uzaması halinde enerji fiyatları üzerinden Türkiye ekonomisinde önemli riskler oluşabileceğini belirtti. Kara, özellikle enflasyon, cari açık ve büyüme görünümünün jeopolitik gelişmelerden doğrudan etkilenebileceğine dikkat çekti.

Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimin enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiye etkileri tartışılmaya devam ederken, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara’dan Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme geldi. Kara, savaşın uzaması halinde Türkiye ekonomisinde önemli dengelerin değişebileceği uyarısında bulunarak enerji fiyatlarının enflasyon, cari açık ve büyüme üzerinde ciddi baskı yaratabileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Kara, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı değerlendirmede Türkiye ekonomisinin güçlü ve kırılgan yönlerini birlikte ele aldı. Küresel gelişmelerin ekonomiye etkilerinin savaşın süresine bağlı olarak farklı senaryolar yaratabileceğini belirten Kara, özellikle enerji fiyatlarının belirleyici olacağına dikkat çekti.

Türkiye’nin Güçlü Yanları Manevra Alanı Sağlıyor

Prof. Dr. Ali Hakan Kara, değerlendirmesine Türkiye ekonomisinin güçlü yönlerini sıralayarak başladı. Kara’ya göre Türkiye’nin kamu ve özel sektör borçluluğunun görece düşük olması ve bütçe açığının yüzde 3’ün altında bulunması, olası ekonomik şoklara karşı belirli bir manevra alanı sağlıyor. Bankacılık sisteminin güçlü ve temkinli bir şekilde yönetildiğini belirten Kara, şirketler kesiminin de esnek ve hızlı uyum sağlayabilen bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin ekonomik dalgalanmalar karşısında önemli bir avantaj oluşturduğunu dile getirdi.

Kara ayrıca Merkez Bankası’nın rezerv tarafında önemli bir birikim oluşturduğunu belirterek, özellikle altın fiyatlarındaki yükselişin rezervler üzerinde destekleyici bir etki yarattığını vurguladı. Faiz seviyelerinin de mevcut koşullarda Türk lirasını orta büyüklükteki şoklara karşı koruyan bir unsur olduğunu ifade eden Kara, yabancı yatırımcıların swap pozisyonlarının geçmiş kriz dönemlerine kıyasla oldukça düşük seviyelerde bulunduğunu da hatırlattı. Kara’ya göre son jeopolitik gelişmeler Türkiye’nin jeostratejik konumunu ve güvenli ülke algısını da güçlendirebilecek potansiyele sahip.

Enerji Bağımlılığı Ekonomi İçin Risk Oluşturuyor

Prof. Dr. Kara, Türkiye ekonomisinin kırılgan yönlerine de dikkat çekti. Enerji alanındaki ithalat bağımlılığının son yıllarda azalmış olmasına rağmen hâlâ yüzde 65-70 seviyelerinde bulunduğunu belirten Kara, petrol ve enerjiye bağlı birçok hammaddede de yüksek dışa bağımlılığın sürdüğünü ifade etti. Enerji fiyatlarındaki yükselişin yalnızca petrol maliyetlerini değil, gübre gibi birçok farklı üretim girdisini de etkilediğini belirten Kara, bu durumun hem üretim maliyetlerini hem de enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Enflasyonla Mücadele Zorlaşabilir

Kara’nın değerlendirmesinde öne çıkan başlıklardan biri de enflasyon oldu. Türkiye’nin yüksek enflasyonla mücadele ettiği bir dönemde böyle bir küresel şoka yakalanmasının önemli bir risk oluşturduğunu belirten Kara, petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması halinde enflasyon beklentilerinin yeniden bozulabileceğini ifade etti. Petrol fiyatlarının üç ay boyunca yüksek seviyelerde kalması durumunda enflasyonun düşeceğine yönelik güvenin zayıflayabileceğini dile getiren Kara, enflasyonla mücadelede geçmişte dile getirilen bazı eleştirilerin bu gelişmelerle birlikte daha net şekilde ortaya çıktığını da vurguladı.

Cari Açıkta Yeni Riskler

Orta Doğu’daki savaşın Türkiye ekonomisine etkilerinin en çok hissedileceği alanlardan birinin cari açık olabileceğine dikkat çeken Kara, gelişmelerin zaten yükselme eğiliminde olan dış denge üzerinde ek baskı yaratabileceğini söyledi. Kara’ya göre son gelişmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin cari açığı yaklaşık 35 milyar dolar seviyelerine doğru ilerliyordu. Ancak enerji fiyatlarındaki artışın kalıcı hale gelmesi halinde cari açığın 50 milyar doların üzerine çıkması riski bulunuyor.

Sermaye girişlerinde yavaşlama ve dolarizasyon eğiliminde artış yaşanması halinde bu açığın finansmanı için farklı seçeneklerin gündeme gelebileceğini belirten Kara, bu durumda ya Merkez Bankası rezervlerinin kullanılacağını ya da ekonomide belirgin bir yavaşlamanın kabul edilmesi gerekeceğini ifade etti.

Savaşın Süresi Belirleyici Olacak

Prof. Dr. Ali Hakan Kara, savaşın süresinin ekonomik etkilerin boyutunu belirleyeceğini söyledi. Enerji fiyatlarındaki sert artışın hem iç dengeyi hem de dış dengeyi aynı anda bozabilecek bir gelişme olduğunu vurgulayan Kara, kısa süreli bir çatışma senaryosunda Türkiye ekonomisinin durumu görece sınırlı hasarla atlatabileceğini belirtti. Kara’ya göre savaşın kısa sürmesi ve petrol fiyatlarının üç ila altı ay içinde yeniden 70-80 dolar seviyelerine gerilemesi halinde Türkiye ekonomisinin mevcut politika araçlarıyla bu süreci yönetmesi mümkün olabilir. Ancak savaşın uzaması durumunda ekonomide farklı politika tercihleri gündeme gelebilir.

Uzun Süreli Savaşta Ekonomik Politikalar Değişebilir

Kara, savaşın uzun sürmesi halinde ekonomik dengelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Ekonomi yönetiminin bugüne kadar büyümede sert bir yavaşlama yaşanmadan ve dış dengede ciddi bozulma oluşmadan enflasyonu kontrol etmeye çalıştığını hatırlatan Kara, düşük petrol fiyatlarının bu süreçte önemli bir destek sağladığını ifade etti.

Ancak yüksek enerji fiyatlarının kalıcı hale gelmesi ve jeopolitik risklerin devam etmesi durumunda mevcut politikalarda değişiklik yapılabileceğini belirten Kara, böyle bir senaryoda büyümede daha belirgin bir yavaşlama yaşanabileceğini ve döviz kurunda kontrollü bir düzeltmenin gündeme gelebileceğini söyledi. Uzmanlara göre küresel enerji fiyatlarının seyri ve Orta Doğu’daki gelişmeler, önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinin en önemli belirleyici faktörleri arasında yer almayı sürdürecek.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *