Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) son verileri, kahve üretiminde yaşanan düşüşün dünya genelinde fiyatları rekor seviyelere çıkardığını ortaya koydu. 2024 yılında kahve fiyatları son yılların en yüksek seviyesine ulaşırken, bir önceki yıla göre ortalama %38,8 oranında artış kaydedildi. Uzmanlar, kahve üretimindeki bu daralmanın temel nedeninin, dünyanın önde gelen kahve üreticisi ülkelerdeki sert hava koşulları ve iklim değişikliğinin yarattığı belirsizlikler olduğunu vurguluyor.
Büyük Üreticiler Zorda
- Vietnam, ihracat kotalarını sınırlamak zorunda kaldı.
- Endonezya, aşırı yağışlar nedeniyle üretimde %16 düşüş yaşadı.
- Brezilya’da ise olumsuz hava koşulları kahve ağaçlarını ciddi şekilde etkiledi.
Dünya kahvesinin yaklaşık %5’ini üreten Etiyopya da risk altında. Araştırmalar, ülkenin güneybatısındaki Arabica kahvesi üretim alanlarının, artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar nedeniyle hızla daraldığını gösteriyor.
“Etiyopya’daki Kahve Alanları Büyük Tehlikede”
Sekizinci Kıta Genel Müdürü Dr. Ensar Küçükaltan, Afrika’nın tarımsal üretiminde ve ekosisteminde iklim değişikliğinin yol açtığı 5 temel unsurun öne çıktığını söyledi:
- Sıcaklık artışı
- Yağış rejimlerindeki bozulma
- Aşırı hava olaylarının çoğalması
- Zararlı bakteri ve hastalıkların artışı
- Kuraklık ve su sıkıntısı
Küçükaltan’a göre özellikle Arabica kahvesi büyük risk altında. “Arabica çok hassas bir tür. Sıcaklıktan, yağışlardan hatta gölgeden bile etkileniyor. Etiyopya’daki kahve tarım alanları büyük tehlike altında” dedi.
2050’ye Doğru Alarm Senaryoları
Uzmanlara göre, önlem alınmadığı takdirde 2050’ye kadar Doğu Afrika’da Arabica üretimi %20, Robusta üretimi ise %40 azalabilir. Bu da hem fiyatların yükselmesine hem de kahve kalitesinin düşmesine yol açacak. Sıcaklığın artması, kahve meyvesinin daha hızlı olgunlaşmasına ve aroma kaybına neden oluyor. Ayrıca gölgelik eksikliği ve zararlıların artışı da kahvenin tadını olumsuz etkiliyor.
Çözüm: İklime Uyumlu Tarım
Küçükaltan, kahve üretiminin iklim krizine uyum sağlaması gerektiğini belirterek şu çözüm önerilerini sıraladı:
- Yerel çiftçilerin bilgisinden yararlanmak
- Kuraklığa dayanıklı yeni kahve çeşitleri geliştirmek (Uganda ve Kenya’da çalışmalar sürüyor)
- Tarımsal ormancılık (agroforestry) uygulamaları: Kahve tarlalarına mango, muz gibi gölge sağlayıcı bitkiler dikmek
- Modern sulama teknikleri, özellikle maliyeti yüksek olan damla sulama yöntemini yaygınlaştırmak
“Devletlerin ve kooperatiflerin desteği, bu senaryoları değiştirebilir” diyen Küçükaltan, doğru politikalarla üretimdeki kayıpların telafi edilebileceğini ifade etti.
Kültürel Miras Tehlikede mi?
Kahve yalnızca bir tarım ürünü değil, Afrika kültürünün ayrılmaz bir parçası. Küçükaltan, “Afrika’da bir köye gittiğinizde mutlaka kahve ikram edilir. Bu gelenek, toplumsal hayatın merkezindedir. Böylesine güçlü bir kültürün iklim değişikliğine feda edilmesi, ne Afrika ülkelerinin ne de kahveyi severek tüketen bizlerin isteyeceği bir şey olur” dedi.