2025’in ilk sekiz ayında Türkiye’nin mal ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,3 artarak 178,1 milyar dolara ulaştı. Ancak tabloya detaylı bakıldığında, büyümeyi yalnızca birkaç sektörün sırtladığı görülüyor. Savunma ve havacılık, mücevher ve otomotiv ihracattaki lokomotif olurken, hazır giyim, tekstil, makine ve mobilya gibi geleneksel ihracatçı sektörlerde gerileme dikkat çekti.
Savunma ve Havacılık Zirveye Koştu
Ocak-Ağustos döneminde ihracatta en hızlı yükseliş savunma ve havacılık sanayisinde yaşandı. Sektör ihracatını yüzde 45 artırarak 5,4 milyar dolara taşıdı. Bu performansla ihracat sıralamasında 13’üncü basamaktan 11’inci sıraya yükseldi.
İkinci büyük sıçramayı yüzde 19,5 büyümeyle mücevher sektörü yaptı ve 5,6 milyar dolara ulaştı. Onu yüzde 14,1 artışla süs bitkileri izledi. Otomotiv sektörü de yüzde 12,9 büyüme kaydederek 26,5 milyar dolarlık ihracatla liderliğini sürdürdü.
“Kaybedenler Kulübü” Büyüyor
Aynı dönemde 8 sektörün ihracatı eksiye geçti. En büyük kayıplar zeytin ve zeytinyağı, yaş meyve-sebze ve hazır giyimde yaşandı. Özellikle hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı yüzde 6,5 düşüşle 11,2 milyar dolara gerilerken, sektör ihracat sıralamasında üçüncülükten dördüncülüğe indi.
Deri ve deri mamullerinde yüzde 4,7, halıda yüzde 4,5, makine ve aksamlarında yüzde 3,1’lik düşüş kaydedildi. Makine ihracatındaki gerileme, sektörü toplam ihracattaki pay bakımından yüzde 4’ün altına çekti.
Mobilya ve Tekstil Yerinde Saydı
Mobilya ihracatı 8 ayda 5,1 milyar dolarda sabit kalırken, sektör sıralamada iki basamak gerileyerek 12’nciliğe düştü. Tekstil ve hammaddeleri ihracatı ise yüzde 0,8 gibi sınırlı bir artış göstererek 6,2 milyar dolara ulaştı. Ancak sektörün toplam ihracat içindeki payı yüzde 4,2’den yüzde 3,5’e indi. Son veriler, Türkiye’nin ihracat yapısında belirgin bir kayma olduğuna işaret ediyor. Geleneksel sektörlerin pazar kaybı sürerken, teknoloji yoğun savunma ve havacılık ürünleri ile katma değeri yüksek mücevher ihracatı ön plana çıkıyor. Bu değişim, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin ihracat stratejilerinde sektörel çeşitliliğin ve yüksek teknolojili ürünlere yönelimin önemini artıracak.