Ticaret Bakanlığı’nın faaliyet illerine göre paylaştığı ihracat verileri, Türkiye’nin bölgesel ihracat kapasitesinin güçlenmeye devam ettiğini ortaya koydu. Yılın ocak–ekim döneminde 29 ilin ihracatı 1 milyar dolar sınırını aşarken, 46 ilde ise dış satım artışı gerçekleşti. Veriler, ihracatın yalnızca belli merkezlerde yoğunlaşmadığını; Anadolu şehirlerinin üretim gücüyle Türkiye’nin dış ticaret tablosunda daha görünür hale geldiğini gösterdi. Ekim ayında en fazla ihracatı gerçekleştiren il yine İstanbul oldu. 4 milyar 859 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşan kent, küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen dış satım gücünü korudu. İstanbul’da değerli madenler, takı ve aksesuarları başta olmak üzere kıymetli veya yarı kıymetli taşlar ihracatta ilk sırayı aldı. Makine ve örme giyim ürünleri de İstanbul’un dış satımında öne çıkan diğer sektörler arasında yer aldı. İhracatta ikinci sırada yer alan Kocaeli, otomotiv sektöründeki üstünlüğünü daha da pekiştirdi. Motorlu kara taşıtları, kentin dış satımında belirleyici rol oynarken, elektrikli makineler ve mineral yağlar da ihracat pazarını destekleyen sektörler olarak dikkat çekti. Türkiye’nin üçüncü büyük ihracat şehri olan İzmir ise enerji ürünleriyle öne çıktı. Kentin ihracatında mineral yakıtlar ilk sırada yer alırken, makine imalatı ve demir–çelik ürünleri İzmir’in güçlü üretim alanları arasında yer aldı.
Almanya Üç İl İçin de Ana Pazar
İhracat verileri, Türkiye’nin üretim merkezlerinin benzer pazarlara güçlü bir şekilde açıldığını gösteriyor. İstanbul, Kocaeli ve İzmir’in en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya oldu. İkinci ve üçüncü sıralarda ise kentlerin güçlü sektörlerine göre dağılım gösteren ABD, İngiltere, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri ve İtalya gibi pazarlar öne çıktı. Bu tablo, Türkiye’nin sanayi ve enerji ağırlıklı üretim yapısının Avrupa ve Amerika pazarları tarafından istikrarlı şekilde talep gördüğünü ortaya koyuyor. 2025’in ilk 10 ayında ihracatını artıran 46 ilin, ekonomik çeşitliliğin yalnızca büyük şehirlerde değil, Anadolu genelinde güçlendiğini gösterdiği belirtiliyor. Özellikle makine imalatı, kimya, gıda işleme, tekstil, seramik ve hayvancılık ürünleri gibi alanlar bazı illerde dış satımın lokomotifi haline gelmiş durumda. Uzmanlara göre, hem lojistik altyapı yatırımları hem üretimde dijitalleşme hem de ihracatçı firmalara sağlanan desteklerin etkisiyle, Türkiye’nin ihracat üssü olma hedefi artık sadece büyük şehirlerle sınırlı değil.
10 aylık dış ticaret verileri, Türkiye’nin yalnızca rakamsal olarak değil; coğrafi olarak da ihracat kapasitesini genişlettiğini gösteriyor. İhracata katılan il sayısının artması, bölgesel kalkınmayı desteklediği gibi Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü de çeşitlendiriyor.