TÜSİAD’ın yeni oluşturduğu Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD RGE) 2025 yılı ikinci çeyrek sonuçları açıklandı. Verilere göre Türkiye, ihracat rekabetinde son 11 yılın en zayıf seviyelerinden birinde bulunuyor. İkinci çeyrekte sınırlı bir toparlanma kaydedilse de endeks hâlâ 2015 seviyelerinin altında seyrediyor. Açıklanan verilere göre, endeks ikinci çeyrekte yüzde 3,0 artış göstererek 88,7 puana ulaştı. Ancak yıllık bazda bakıldığında endeks geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4 geriledi. Bu düşüşte en büyük katkı, işgücü maliyetlerindeki artış oldu.
“Enflasyon Düşmeden Rekabet Gücü Artmaz”
TÜSİAD RGE’nin tanıtım panelinde konuşan Ekonomist Hakan Kara, işgücü maliyetlerindeki artışın aslında enflasyon kaynaklı olduğuna dikkat çekti. Kara, Türkiye’de uygulanan ekonomik programın kur çıpasına dayandığını, döviz kurundaki görece yavaş artışa karşın fiyatlamalardaki enflasyonun maliyetleri yükselttiğini ifade etti. “Ücretlerde sekiz yıllık düşüş geri alınmış görünüyor. Ancak sorun ücretlerin artması değil; sorun, enflasyonun kontrol altına alınamaması. Enflasyonu düşürmeden işgücü maliyeti artmaya devam eder ve rekabet gücünü törpüler.” Kara, bu nedenle yalnızca para politikası değil, özellikle maliye politikası başta olmak üzere yeni araçların devreye alınması gerektiğini vurguladı.
TL’nin Değer Kaybı Tek Başına Çözüm Değil
Hakan Kara ayrıca, yüksek enflasyon dönemlerinde TL’nin değer kaybının kısa vadeli rekabet avantajı sağladığını, ancak bu etkinin yalnızca bir çeyrek sürebildiğini belirtti. Devamında enflasyonu daha da artırarak avantajı ortadan kaldırdığını ifade etti. Endeks üzerinde yapılan karşılaştırmalarda, özellikle Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’nin metal sektörlerinde rekabet kaybettiği görüldü. Bu ülkelerin enflasyonsuz ortamlarda, kur geçişkenliği olmadan ve istikrarlı büyüme politikalarıyla maliyet avantajı sağladıkları aktarıldı.
TÜSİAD: “Türkiye Veri Bazlı Politika Geliştirmeli”
Panelin açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, Türkiye’nin rekabet gücünün son 10 yılın en düşük seviyelerinde olduğuna dikkat çekti. Turan, “Ilımlı toparlanma sinyalleri alınsa da sorunların temelinde yapısal eksikler var. Türkiye’nin rekabetçi bir ekonomi yaratması için veri bazlı politikalar geliştirmesi şart” dedi. Turan ayrıca, Türkiye’nin güçlü altyapısı ve coğrafi avantajları sayesinde küresel tedarik zincirlerinde daha aktif rol alabileceğini, ancak bunun için şirketlerin verimlilik artırıcı yatırımlar yapması gerektiğini belirtti.