27 Haziran 2026
weather
25°
46,6600 %0.12
53,1528 %0.09
62,0951 %-0.01
60.424,04 %1.123
6.130,13 1,67
FinansTaksi Eko Gündem Hakan Aran: Merkez Bankası martta faize ara verebilir

Hakan Aran: Merkez Bankası martta faize ara verebilir

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın mart ayında faiz artışına gitmeyebileceğini belirterek, bu adımın para politikasındaki kararlılığı güçlendireceğini söyledi. Aran, yıl sonu enflasyonunun yüzde 23-25, politika faizinin ise yüzde 28-30 bandında gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, para politikasına ve ekonomik görünüme ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. CNBC-e yayınında konuşan Aran, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) mart ayında faiz kararında pas geçme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. Aran’a göre bu tutum, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede kararlılığını güçlendiren bir sinyal niteliği taşıyacak.

Enflasyon beklentisi yukarı revize edildi

Ocak ayında açıklanan yüzde 4,84’lük enflasyonun beklentileri olumsuz etkilediğini belirten Aran, daha önce konuşulan alt bantların geçerliliğini yitirdiğini söyledi. “13-19 aralığı artık geride kaldı” diyen Aran, daha gerçekçi bir çerçevenin yüzde 19-25 bandı olduğunu vurguladı. Buna karşın Merkez Bankası’nın bu revizyonu hemen yapmayabileceğini, şubat ve mart ayı enflasyon verilerini görmek isteyeceğini dile getirdi. Aran, mevcut görünüm altında 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 23-25, politika faizinin ise yüzde 28-30 aralığında şekillenmesini beklediklerini söyledi.

“Atılan adımlar fiili faiz artışı etkisi yaratıyor”

Para politikasında yalnızca politika faizine odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Aran, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve TCMB’nin son dönemde attığı adımların, piyasa üzerinde fiilen faiz artırımına eş değer etkiler yarattığını ifade etti. Bu duruşun, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması açısından kritik olduğunu vurguladı.

Tahvil piyasasına destek, bankacılıkta toparlanma sinyali

Merkez Bankası’nın sıkı duruşunu sürdürmesinin ve enflasyonun düşeceğine dair beklentilerin güçlenmesinin, tahvil ve bono piyasalarına olan ilgiyi artırdığını belirten Aran, bu durumun finansal istikrar açısından olumlu bir tablo sunduğunu söyledi. Bankacılık sektörü özelinde ise 2026 yılına ilişkin daha iyimser bir çerçeve çizen Aran, öz kaynak kârlılığının bu yıl enflasyonun üzerine çıkabileceğini, 2026’nın sektör açısından beklentilerin iyileştiği bir yıl olabileceğini ifade etti.

Risk primi düşüyor, finansmana erişim kolaylaşıyor

Ülke risk primindeki gerilemenin bankaların risk algısını da aşağı çektiğini söyleyen Aran, bunun somut yansımalarının dış borçlanma işlemlerinde görüldüğünü aktardı. Bankaların, sermaye riski taşımalarına rağmen yaklaşık yüzde 7,5 faizle ve 7 yıl vadeli borçlanma gerçekleştirebilmesini bu iyileşmenin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.

“2027 bir dönüm noktası olacak”

Ekonomiye dair uzun vadeli perspektifini de paylaşan Hakan Aran, 2027 yılını kritik bir eşik olarak tanımladı. “2027 herkesin nefes alacağı bir yıl olacak” diyen Aran, bu dönemde ekonomi politikasının daha kapsayıcı bir kalkınma anlayışına evrileceğini savundu. Türkiye’nin son yıllarda kendi içinde yarattığı sorunları çözme aşamasına geldiğini belirten Aran, 2027’nin küresel ekonomiyle yeniden güçlü entegrasyonun başlangıcı olabileceğini söyledi. Genel tabloya bakıldığında Aran’ın değerlendirmeleri, kısa vadede temkinli para politikası, orta vadede finansal istikrarın güçlenmesi, uzun vadede ise daha dengeli bir büyüme süreci beklentisinin öne çıktığını gösteriyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *