Türkiye’de 2023 sonunda yeniden devreye alınan enflasyon düzeltmesi, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için beklenenin aksine ek bir vergi yüküne dönüştü. Yeni Ekonomi Danışmanlık A.Ş. Kurucu Ortağı Nazmi Karyağdı’nın analizine göre, brüt satış hasılatının yalnızca yüzde 38’ini gerçekleştiren KOBİ’ler, kurumlar vergisinin yüzde 42’sini üstlenmek zorunda kaldı.
2004’ten bu yana ikinci kez uygulamaya giren enflasyon düzeltmesiyle, finansal tabloların “gerçek değerleri” yansıtması hedeflenmişti. Ancak pratikte, yüksek enflasyonun etkisiyle yeniden değerlenen bilançolar, vergisel açıdan varsayımsal kazançların vergilendirilmesi sonucunu doğurdu. Bu durum, bilançoları sınırlı varlıklardan oluşan küçük işletmeleri daha fazla etkiledi.
Karyağdı’nın analizine göre, büyük işletmeler brüt satış hasılatının yüzde 62’sini gerçekleştirirken, kurumlar vergisinin yüzde 58’ini ödedi. Buna karşılık, KOBİ’ler yüzde 42’lik payla vergi yükünü beklenenden daha fazla sırtlandı. Kurumlar vergisi tahsilatı da enflasyonun gerisinde kaldı. 2024 yılında geçici kurumlar vergisi tahsilatı 615 milyar TL ile hedefin yüzde 38 altında gerçekleşti. Bu durum, bütçe performansında ciddi bir gelir kaybına işaret etti.
Uzmanlara göre, tahsilattaki düşüşün nedenleri arasında yüksek faiz oranları, finansmana erişim zorlukları ve reel sektörde kapasite kullanımının düşmesi gibi faktörler öne çıkıyor. Ayrıca büyük ölçekli şirketlerin daha fazla istisna ve indirimden yararlanması, vergi yükünün KOBİ’ler üzerinde yoğunlaşmasına yol açtı. Karyağdı, “Enflasyondan zarar gören bir işletmenin varsayımsal kazancı vergilendirilmemeli. Enflasyon muhasebesi, bir mali düzeltme aracıdır; vergisel bir unsur haline getirilmemelidir,” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomistler, enflasyon düzeltmesinin vergisel sonuçlarının gözden geçirilmesi, küçük işletmelerin üzerindeki yükün azaltılması ve sürecin muhasebesel bir araç olarak yeniden tanımlanması gerektiğini vurguluyor.