16 Haziran 2026
weather
21°
46,2971 %0
53,7932 %0.17
62,2337 %0.17
65.632,43 %-1.603
6.457,74 0,69
FinansTaksi Eko Gündem Eczane kotaları devir fiyatlarını uçurdu

Eczane kotaları devir fiyatlarını uçurdu

Nüfusa dayalı eczane kotası nedeniyle büyükşehirlerde yeni eczane açmak neredeyse imkânsız hâle gelirken, devren satılık eczanelerin fiyatları 25 milyon TL’ye kadar yükseldi. Yüksek devir bedelleri genç eczacıları sistem dışına iterken, ruhsatların rant aracına dönüşmesi tartışmaları alevlendirdi

Türkiye’de eczacılık mesleği, son yıllarda giderek derinleşen yapısal bir krizle karşı karşıya. Nüfusa dayalı eczane kota sistemi, özellikle büyükşehirlerde yeni eczane açmayı fiilen imkânsız hâle getirirken, bu durum devren satılık eczanelerin fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı. İstanbul, Ankara ve İzmit başta olmak üzere metropollerde eczane devir bedelleri 25 milyon TL’ye kadar yükseldi.

Yeni Mezunlar İçin Kapılar Kapalı

Mevcut uygulamaya göre, belirli bir nüfus başına açılabilecek eczane sayısı sınırlandırılıyor. Bu kota, büyükşehirlerde uzun süredir dolu durumda. Sonuç olarak eczacılık fakültelerinden mezun olan genç eczacılar, kendi eczanelerini açmak için ya yıllarca sıra beklemek ya da yüksek bedelli devirlere yönelmek zorunda kalıyor. Oysa sıfırdan bir eczane kurmanın maliyeti ortalama 3–5 milyon TL arasında değişiyor. Buna rağmen devren satılık eczaneler için istenen bedeller 15 ila 25 milyon TL aralığında seyrediyor. Satın alınan şey yalnızca bir işletme değil; yıllar önce alınmış bir ruhsat, kota avantajı ve yerleşmiş müşteri kitlesi.

Ruhsatlar Ekonomik Değere Dönüştü

Sistemin yarattığı en büyük tartışma noktalarından biri, ruhsatların fiilen bir rant aracına dönüşmesi. Hukuken kişiye tanımlı bir meslek hakkı olan eczacılık ruhsatı, pratikte yüksek bedellerle el değiştiren bir ekonomik varlık hâline gelmiş durumda. Özellikle 30–40 yıl önce eczane açmış ve bugün emeklilik aşamasına gelen eczacıların ruhsatları, piyasa koşulları nedeniyle ciddi kazançlar yaratıyor. Bu durum, “meslek hakkı mı, ticari ayrıcalık mı?” sorusunu da beraberinde getiriyor.

Genç Eczacılar Sistem Dışına İtiliyor

Genç mezunlar açısından tablo oldukça karamsar. Büyükşehirlerde eczane açamayan eczacılar, ya kırsal bölgelerde düşük cirolu eczanelere yöneliyor ya da yüksek borç yüküyle devren satışlara giriyor. Bir diğer seçenek olan uzun süreli bekleme listeleri ise mesleğe fiilen geç başlamaya yol açıyor. 2020 mezunu eczacı Derya Kaplan, bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Diplomamızı alıyoruz ama mesleğimizi icra edecek alan bulamıyoruz. Ruhsat ticareti, emeğimizi değersizleştiriyor. Ya maaşlı çalışacağız ya da meslekten uzaklaşacağız.”

Vatandaş da Etkileniyor

Yüksek devir bedelleri yalnızca eczacıları değil, dolaylı olarak vatandaşları da etkiliyor. Rekabetin sınırlı olduğu bölgelerde eczane sayısı artmadığı için hizmet çeşitliliği azalıyor. Bazı eczanelerde danışmanlık hizmetinin geri plana itildiği, ilaç dışı ürün satış baskısının arttığı belirtiliyor. Uzmanlara göre bu tablo, eczacılığın kamusal sağlık hizmeti niteliğini zayıflatma riski taşıyor.

“Sistem Güncellenmeli” Çağrısı

İstanbul Bahçelievler’de eczacılık yapan Serkan Demir, kota sisteminin başlangıçta gelir dengesini korumayı amaçladığını ancak bugün büyükşehirlerde ciddi bir erişim sorunu yarattığını söylüyor. Demir’e göre çözüm, kotanın tamamen kaldırılması değil; bölgesel ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesi. Uzmanlar, nüfus kriterine ek olarak yaşlı nüfus oranı, kronik hastalık yoğunluğu, sağlık kuruluşlarının dağılımı ve yeni yerleşim alanlarının da hesaba katılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca yeni kontenjanların öncelikli olarak genç mezunlara verilmesi ve emekli eczacı ruhsatlarının kamu gözetiminde devredilmesi öneriliyor.

Yatırımcı–Eczacı Ortaklıkları Yaygınlaşıyor

Sistemin bir diğer sonucu ise yatırımcı–eczacı ortaklıklarının artması. Yüksek devir bedellerini karşılayamayan genç eczacılar, sermaye sahipleriyle fiilî ortaklıklara yöneliyor. Sahada “sermaye yatırımcıda, ruhsat eczacıda” modeli giderek yaygınlaşırken, bazı yatırımcıların eczaneleri daha ticari bir yapıya zorladığı iddia ediliyor. Bu durum, mesleğin etik ve mesleki bağımsızlık boyutunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.

Uzmanlara göre eczacılıkta yaşanan bu tıkanıklık, yalnızca bireysel bir meslek sorunu değil; sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından da önemli bir eşik. Kota sisteminin güncellenmemesi hâlinde, ruhsat rantı daha da büyüyecek, genç eczacıların sisteme girişi zorlaşacak ve eczacılık mesleği giderek sermaye odaklı bir yapıya evrilecek.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *