Devlet iç borçlanma araçları ve kira sertifikalarına yönelik vergi avantajı süresi uzatıldı. Devlet tahvili, hazine bonosu ve Hazine tarafından kurulan varlık kiralama şirketlerince ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelirlere uygulanan yüzde sıfır tevkifat oranı, 30 Haziran 2026 tarihine kadar devam edecek. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kararla birlikte, söz konusu menkul kıymetlerden elde edilen gelirlerde uygulanmakta olan indirimli stopaj (tevkifat) oranı sıfır olarak korunmuş oldu. Düzenleme, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıları kapsıyor.
Vergi avantajı 2026’nın ilk yarısında da geçerli olacak
Alınan karara göre, 1 Ocak – 30 Haziran 2026 döneminde iktisap edilen:
- Devlet tahvilleri,
- Hazine bonoları,
Hazine tarafından kurulan varlık kiralama şirketlerince ihraç edilen kira sertifikaları için elde edilecek faiz, kar payı ve benzeri gelirlerde %0 tevkifat oranı uygulanmaya devam edecek. Bu kapsamda, yatırımcılar söz konusu dönemde elde edecekleri gelirler üzerinden stopaj ödemeyecek.
Yatırımcı ilgisinin korunması hedefleniyor
Söz konusu düzenlemenin, kamu borçlanma araçlarına olan ilgiyi canlı tutmayı ve sermaye piyasalarında istikrarı desteklemeyi amaçladığı değerlendiriliyor. Uzmanlar, sıfır stopaj uygulamasının özellikle düşük riskli ve sabit getirili enstrümanlara yönelen yatırımcılar açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirtiyor. Aynı zamanda uygulamanın, Hazine’nin borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutmaya katkı sağlaması bekleniyor.
Önceki uygulamanın devamı niteliğinde
Sıfır tevkifat uygulaması, daha önce de belirli sürelerle uzatılmıştı. Yeni Cumhurbaşkanı Kararı ile bu uygulamanın süresi 2026 yılı Haziran ayı sonuna kadar yeniden uzatılmış oldu. Mevcut düzenlemenin süresi dolmadan önce yeni bir karar alınmaması halinde, 30 Haziran 2026 sonrası için geçerli olacak tevkifat oranlarının yeniden belirlenmesi gerekecek. Uzmanlar, yatırımcıların işlem tarihlerini dikkate alarak portföy planlaması yapmalarının önemine işaret ederken, kararın özellikle 2026’nın ilk yarısında kamu menkul kıymetlerine olan talebi destekleyici bir unsur olacağını vurguluyor.