Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan “BIS-Yerel ve Konsolide Bankacılık İstatistikleri, 2025 IV. Çeyrek” verileri, bankacılık sektöründe yabancı para varlıklarının artış eğilimini sürdürdüğünü ortaya koydu. Açıklanan veriler, sektörün döviz bazlı bilanço büyüklüğünde sınırlı ancak istikrarlı bir genişlemeye işaret ediyor.
Toplam yabancı para varlıkları 379 milyar doları aştı
Yerel bankacılık istatistiklerine göre, Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların toplam yabancı para varlıkları 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla %0,9 artarak 379,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Aynı dönemde bankaların yabancı para yükümlülükleri ise %1,1 artışla 341,0 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu tablo, sektörün döviz pozisyonunda kontrollü bir genişlemeye işaret ediyor.
Reel sektörle döviz ilişkisi güçlendi
Bankaların banka dışı sektörle olan döviz ilişkilerinde de artış gözlendi. Buna göre:
- Bankaların banka dışı sektörden olan yabancı para alacakları %2,3 artarak 232,8 milyar dolar
- Banka dışı sektöre olan yabancı para yükümlülükleri ise %1,4 artarak 228,2 milyar dolar
olarak gerçekleşti. Bu veriler, reel sektör ile bankacılık sistemi arasındaki döviz bazlı finansal etkileşimin sürdüğünü gösteriyor.
Sınır ötesi alacaklarda güçlü yükseliş
Konsolide bankacılık istatistikleri kapsamında dikkat çeken bir diğer başlık ise sınır ötesi alacaklar oldu. Bankaların ilk borçluya göre toplam sınır ötesi alacakları, aynı dönemde %7,9 artarak 44,0 milyar dolar seviyesine çıktı. Yerli sermayeli bankaların nihai borçluya göre yurt dışı alacakları da %5,1 artışla 33,3 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Bankalar arası alacaklarda artış hızlandı
Bankaların yurt dışındaki bankalarla olan ilişkileri de büyüme gösterdi. İlk borçluya göre bankalardan olan alacaklar %8,6 artarak 32,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Yerli sermayeli bankaların bankalardan olan alacakları ise aynı dönemde %3,9 artışla 22,8 milyar dolar olarak kaydedildi.
Açıklanan veriler, bankacılık sektörünün döviz bazlı bilançosunda dengeli bir büyüme sergilediğini gösteriyor. Özellikle sınır ötesi alacaklardaki artış, Türk bankalarının uluslararası finansal sistemle entegrasyonunun güçlendiğine işaret ederken, reel sektörle olan döviz ilişkilerinin de sürdüğü görülüyor.