Türkiye’de bankalarda 1 milyon lira ve üzeri mevduatı bulunanların sayısı hızla artıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre söz konusu hesap sahiplerinin sayısı, eylül sonu itibarıyla bir önceki yılın sonuna göre 728 bin 847 kişi artarak 2 milyon 736 bin 415’e ulaştı. Bu hızlı yükseliş, sadece 1,5 ayda milyonlar kulübüne yaklaşık 729 bin yeni kişinin dahil olduğunu gösteriyor. Milyoner hesaplarda tutulan toplam para, eylül ayı itibarıyla 20 trilyon 108 milyar 579 milyon liraya yükseldi. Geçen yılın sonunda 14 trilyon 786 milyar lira seviyesinde bulunan bu tutar, 9 ayda 5 trilyon 321 milyar lira artış kaydetti. Böylece kişi başına düşen ortalama mevduat 7 milyon 348 bin lira seviyesine ulaştı.
Yurt içi yerleşiklerde mevduat dağılımı
Türkiye’de yaşayan ve bankalarda milyon liranın üzerinde parası bulunan mudilerin toplam mevduatı 18 trilyon 729 milyar 336 milyon lira oldu. Bu tutarın;
- 12 trilyon 33 milyar lirası TL hesaplardan,
- 4 trilyon 859 milyar lirası döviz tevdiat hesaplarından,
- 1 trilyon 837 milyar lirası ise kıymetli maden depo hesaplarından oluştu.
Yurt içi yerleşiklerde kişi başına düşen ortalama mevduat ise 7 milyon 430 bin lira olarak hesaplandı.
Yurt dışı yerleşiklerin sayısı da artıyor
Türkiye’de bankalarda hesabı bulunan yurt dışı yerleşiklerin sayısı da artış trendini sürdürüyor. Eylül itibarıyla 215 bin 764 kişi milyon lira ve üzeri mevduata sahip oldu. Bu rakam, 9 ayda 36 bin 770 kişilik artışa işaret ediyor. Bu grup toplamda 1 trilyon 379 milyar 243 milyon lira mevduat tutuyor. Yurt dışı yerleşiklerin mevduatlarının dağılımı ise şöyle:
- 409 milyar 511 milyon lira TL mevduat,
- 894 milyar 851 milyon lira döviz hesapları,
- 74 milyar 881 milyon lira kıymetli maden hesapları.
Bu grupta kişi başına düşen ortalama mevduat 6 milyon 392 bin lira.
Yüksek enflasyon, varlıkların mevduat ve döviz hesaplarında hızla değerlenmesi ve finansal enstrümanlara olan yoğun ilgi, milyon liranın üzerinde birikimi bulunanların sayısını rekor seviyeye taşımış durumda. Veriler, Türkiye’de servet dağılımının bankacılık üzerinden daha görünür hale geldiğini ve büyüyen mevduat hacminin finans piyasalarındaki hareketliliği hızlandırdığını ortaya koyuyor.