08 Haziran 2026
weather
26°
46,1053 %0.13
53,1046 %0.04
61,4701 %0
63.260,01 %0.74
6.356,91 -0,82
FinansTaksi Eko Gündem Asgari ücret açlık sınırında: Hakan Kara’dan çarpıcı yorum

Asgari ücret açlık sınırında: Hakan Kara’dan çarpıcı yorum

Türk-İş’in açıkladığı verilere göre açlık sınırı Eylül 2025’te 27 bin 970 TL’ye yükseldi. Merkez Bankası eski başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara ise asgari ücretin açlık sınırına oranındaki sert dalgalanmalara dikkat çekerek, “Vatandaş enflasyon karşısında ezilmemiş, testere gibi biçilmiş” yorumunu yaptı

Türkiye’de asgari ücret ve açlık sınırı arasındaki makas giderek açılırken, yüksek enflasyon dar gelirli kesimin alım gücünü sürekli zorluyor. Son olarak Türk-İş’in açıkladığı verilere göre Eylül 2025’te açlık sınırı 27 bin 970 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 91 bin 109 TL’ye yükseldi. Bu tabloya ilişkin değerlendirmede bulunan Merkez Bankası eski başekonomisti, iktisatçı Prof. Dr. Hakan Kara, sosyal medya hesabından yaptığı çarpıcı paylaşımda, “Vatandaş enflasyon karşısında ezilmemiş, testere gibi biçilmiş” ifadelerini kullandı.

Asgari Ücret ve Açlık Sınırındaki Dalgalanmalar

Türk-İş’in araştırmasına göre, temel gıda maddelerindeki artış geçim koşullarını her ay biraz daha zorlaştırıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türk-İş’in verilerine göre:

  • 2017 – 2020 arasında asgari ücretin açlık sınırına oranı 1’e yakın seyretti.
  • 2021 sonrası yüksek enflasyonla birlikte oran sert iniş çıkışlar göstermeye başladı.
  • 2022 – 2023 döneminde oran 0,6 seviyelerine kadar gerileyerek asgari ücretin açlık sınırının oldukça altında kaldığını ortaya koydu.

Prof. Kara’nın paylaştığı grafikte de görüldüğü gibi, oran bir dönem açlık sınırına yaklaşırken kısa süre içinde tekrar gerileyerek keskin dalgalanmalarla “testere” görünümü sergiliyor.

Dar Gelirli Kesimin Alım Gücü Eriyor

Asgari ücretin kısa aralıklarla açlık sınırının üzerine çıkıp tekrar altına düşmesi, dar gelirli kesim için sürekli bir belirsizlik yaratıyor. Ücretlilerin temel gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılamada güçlük yaşadığına dikkat çeken uzmanlar, “Bu tablo, vatandaşın kalıcı bir refah artışı yaşamadığını, aksine inişli çıkışlı bir gelir baskısı altında kaldığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Türkiye’de yüksek enflasyon, ücret politikaları ve geçim maliyetleri arasındaki dengesizlik, çalışanların yaşam koşullarını doğrudan etkiliyor. Hakan Kara’nın “testere gibi biçilmiş” benzetmesi, dar gelirli vatandaşların alım gücünde yaşanan keskin dalgalanmaları ve sürdürülebilir bir refahın sağlanamadığını net şekilde ortaya koyuyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *