Türkiye’de yükselen enflasyon ve artan yaşam maliyetleri, vatandaşın harcama alışkanlıklarını kökten değiştirdi. Kira ve gıda fiyatlarındaki artışla birlikte alım gücü zayıflarken, vatandaşlar bütçelerini çevirebilmek için kredi kartına daha fazla yüklenmeye başladı. Nakit akışını dengelemek zorlaşınca, harcamaların önemli bir bölümü artık borçlanarak karşılanıyor.
Kart Sayısında Rekor Artış
Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre, 2025’in ilk yedi ayında kredi kartı sayısı 6,5 milyon artış gösterdi. Ocak ayında 130 milyon olan kart sayısı temmuz sonunda 136 milyon 740 bine yükseldi. Bu rakamla birlikte kredi kartı sayısı 137 milyona dayanmış oldu. Artış oranı yılın ilk yarısında yüzde 5 olarak gerçekleşti. Geçen yıl aynı dönemde toplam kart sayısı 127,8 milyon seviyesindeydi. Böylece bir yılda yüzde 4,5’lik artış yaşanırken, beş yıllık artış oranı ise yüzde 89’a ulaştı. 2020’de 72 milyon olan kart sayısının iki katına çıkması, tüketicinin artan mali baskıyı kredi kartıyla aşmaya çalıştığının göstergesi oldu.
Cüzdanda 3-4 Kart Normalleşti
Alım gücündeki erime tek kartı yetersiz hale getirdi. Pek çok tüketici farklı hesap kesim tarihlerinden yararlanmak için birden fazla kart kullanıyor. Ortalama bir vatandaşın cüzdanında artık 3-4 kredi kartı bulunuyor. Çoğu kullanıcı ise yalnızca asgari ödeme yaparak borçlarını çevirebiliyor. TÜİK’in nüfus verileri ışığında, 20 yaş üzeri her kişiye ortalama 2,2 kredi kartı düşüyor. Ancak ev geçindirenlerin çok daha fazla karta sahip olduğu biliniyor. Temmuz ayında kartlı harcamaların en büyük payı market ve AVM alışverişlerinde gerçekleşti. Sadece bu kalemde yapılan harcama 237,4 milyar TL olarak kaydedildi.
Borç Sarmalı Büyüyor
BDDK verilerine göre 29 Ağustos itibarıyla bankacılık sektöründe takipteki alacaklar 470,4 milyar TL’ye ulaştı. Bunun en büyük kısmını 101,9 milyar TL ile bireysel kredi kartı borçları oluşturuyor. İhtiyaç kredilerinde takipteki tutar 96 milyar TL’ye yaklaşırken, konut ve taşıt kredilerinde görece düşük seviyeler gözlendi. Ticari kredilerdeki sorunlu alacaklar ise 271 milyar TL düzeyine çıktı.
Gelirlerin giderleri karşılamadığı bu dönemde kredi kartları, hane halkının adeta can simidi haline geldi. Ancak artan borçluluk ve takipteki alacakların büyümesi, bireysel finansman dengesini tehdit eden bir risk olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre kredi kartı kullanımındaki bu hızlı artış, önümüzdeki dönemde finansal istikrar açısından daha fazla izlenmesi gereken bir alan olacak.