ABD'de şirket tahvili piyasasından gelen bir gösterge yeniden gündeme geldi. MarketWatch'un FactSet verilerine dayandırdığı analize göre, CCC ve B kredi notuna sahip şirket tahvillerinin getirileri arasındaki farkın açılması, hisse senedi piyasalarında sert satış yaşanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı.
Tahvil piyasasındaki risk sinyali neyi gösteriyor?
Yakından izlenen gösterge, yüksek riskli kabul edilen iki tahvil grubunun getiri farkına dayanıyor. CCC notuna sahip şirketlerin borçlarını geri ödeyememe olasılığı, B notuna sahip şirketlere göre daha yüksek değerlendiriliyor. Bu nedenle iki grup arasındaki farkın büyümesi, kredi riskine ilişkin algının değiştiğine işaret ediyor.
Goldman Sachs Avrupa İşlem Hizmetleri Başkanı Bobby Molavi, müşterilerine gönderdiği değerlendirmede, bu farkın 8 yüzde puana ulaştığı dönemlerin ardından hisse senedi piyasalarında kayıplar görüldüğünü hatırlattı. Söz konusu farkın 24 Eylül'de 8 yüzde puana ulaştığı, ardından 9 yüzde puanın üzerine çıktığı belirtildi.
Geçmişte hangi dönemlerde aynı tablo görüldü?
MarketWatch'un FactSet verileri üzerinden yaptığı incelemede, benzer seviyelerin en az beş dönemde görüldüğü ifade edildi. Bu dönemler 1999, 2000, 2008, 2015 ve 2020 olarak sıralandı. Analize göre bu yılların ortak noktası, S&P 500 endeksinde önemli değer kayıplarının yaşanması oldu; ancak düşüşlerin büyüklüğü ve sinyalin ortaya çıkış zamanı her dönemde aynı olmadı.
Verilerde özellikle 2000 ve 2015 öne çıktı. 3 Ocak 2000'de S&P 500, zirvesinin yalnızca yüzde 1 altında bulunuyordu; sonraki süreçte kayıp yüzde 17'ye ulaştı. 30 Kasım 2015'te ise endeks zirvesinin yüzde 2'den biraz fazla altındaydı ve ilerleyen dönemde düşüş yüzde 14'e kadar derinleşti.
S&P 500 hangi seviyede izleniyor?
Analizde, 1999 yılında göstergenin ortaya çıkmasından sonra S&P 500'ün yaklaşık üç ay boyunca yükselişini sürdürdüğü, ancak ekim ayının ortasında zirvesine göre yüzde 12 gerilediği de aktarıldı. 2008 küresel finans krizinde gösterge kritik seviyeye ulaştığında endeks zaten zirvesinden yüzde 43 aşağıdaydı; sonraki dönemde toplam kayıp yüzde 53'e çıktı. 2020'de ise endeks yüzde 24 düşmüş durumdayken sinyal yeniden görülmüş, kayıp daha sonra yüzde 27'ye ulaşmıştı.
Son verilere göre S&P 500, tarihi zirvesinin yaklaşık yüzde 3,5 altında bulunuyor. Analiz, yüksek riskli şirket tahvilleri arasındaki getiri farkının açılmasının hisse senetlerindeki kırılganlıkla ilişkili olabileceğini gösterse de, bu gösterge tek başına yeni bir borsa çöküşünü kesin olarak ortaya koymuyor.
Bu içerik bilgilendirme amacı taşır. Yatırım tavsiyesi değildir.
Temsili illüstrasyon
Kaynak: Dunya Gazetesi.