Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan Kanun Teklifi kapsamında takas kesinliği ve pay blokajı konusunda kamuoyunda oluşan tereddütlere ilişkin açıklama yaptı. Kurul, düzenlemenin hangi işlemleri kapsadığını ve hangi işlemleri etkilemediğini ayrı ayrı anlattı.
Takas kesinliği için yapılan açıklama
SPK’nın duyurusunda, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesinin birinci fıkrasına atıf yapıldı. Buna göre sermaye piyasası araçlarına ilişkin takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri, ilgili kuruluşların faaliyetlerinin durdurulması veya tasfiye sürecine girmesi hâlinde dahi geri alınamıyor ve iptal edilemiyor. Kurul, bu hükmün amacının takas yükümlülüklerinin geri döndürülemez şekilde yürütülmesi olduğunu belirtti.
Açıklamada, söz konusu hükmün TEFAS üzerinden verilen tüm talimatlar bakımından, işlemin hangi aşamada olduğuna bakılmaksızın uygulanması gerektiği anlamına gelmediği vurgulandı. SPK, TEFAS’ın klasik organize piyasalardan farklı bir platform olduğunu; yatırım fonu katılma paylarının yatırımcılar tarafından fon kurucusundan alınmasına ve kurucuya iade edilmesine imkân sağladığını hatırlattı. Bu nedenle, TEFAS’ta verilen her satış talimatının kendiliğinden tamamlanmış bir takas işlemi olmadığı ifade edildi.
Pay blokajı ve tamamlanmamış talimatlar
Kurul, tasfiye sürecinde özellikle pay blokajı alt hesabı (PBLK) statüsündeki yatırımcılar bakımından, satış talimatının verilmiş olmasının veya sistemde belirli bir kaydın bulunmasının tek başına takasın başladığı anlamına gelmediğini bildirdi. Takasın, alınan talimattan sonra nakdin yatırımcı hesabına geçirilmesi ve fon katılma payı sahipliği kaydının kaldırılmasıyla tamamlandığı kaydedildi.
Duyuruda, henüz takası tamamlanmamış talimatların tasfiye kapsamına alınmasının fon varlıklarının yatırımcılar arasında adil dağıtılmasına katkı sağlayacağı belirtildi. Pay blokaj kaydı bulunan kişilerin de 455.758 fon pay sahibi arasında yer aldığı, ayrıca bir grup oluşturmadığı ifade edildi.
SPK, kanun teklifindeki düzenlemenin tamamlanmış işlemleri etkilemediğini, yalnızca henüz takas süreci tamamlanmamış talimatları kapsadığını açıkladı. Bu talimatların, tasfiye sonucunda elde edilen tutarlar üzerinden diğer katılma payı sahipleriyle eşit koşullarda değerlendirileceği belirtildi. Kurul ayrıca düzenlemenin, anılan fon pay sahiplerinin hukuki statüsünü netleştirmeyi ve tasfiye kapsamındaki haklarını belirginleştirmeyi amaçladığını bildirdi.
Bu içerik bilgilendirme amacı taşır. Yatırım tavsiyesi değildir.
Temsili illüstrasyon
Kaynak: Yeni Bakış.