11 Haziran 2026
weather
26°
46,1587 %0.05
53,4355 %0.27
61,9164 %0.34
62.371,12 %1.371
6.036,18 -0,05
FinansTaksi Eko Gündem OECD’den Türkiye ekonomisi için yeni tahmin

OECD’den Türkiye ekonomisi için yeni tahmin

OECD'nin yayımladığı son Ekonomik Görünüm Raporu'na göre Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,1 büyümesi beklenirken, enflasyonun 2027’nin ilk yarısında yüzde 20’nin altına düşeceği öngörüldü. Raporda Orta Doğu’daki savaşın küresel ekonomi üzerindeki risklerine de dikkat çekildi

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel ekonomiye ilişkin güncellenmiş görünüm raporunu yayımladı. “Baskı Altında” temasıyla hazırlanan raporda, Orta Doğu'da devam eden çatışmaların dünya ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekilirken, küresel büyümede önümüzdeki iki yıl boyunca belirgin bir yavaşlama yaşanacağı öngörüldü. OECD, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme ve enflasyon beklentilerini de güncelleyerek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Küresel büyümede yavaşlama beklentisi

OECD'nin raporunda, ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı ve ekonomik faaliyetler üzerinde baskının sürdüğü vurgulandı. Çatışmaların enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerinin halen devam ettiği belirtilirken, savaşın süresi ve kapsamına ilişkin belirsizliklerin ekonomik görünümü zorlaştırdığı ifade edildi.

Rapora göre, savaşın etkilerinin sınırlı kaldığı senaryoda küresel ekonomik büyümenin 2025 yılında kaydedilen yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8’e gerilemesi bekleniyor. Küresel büyümenin 2027 yılında ise yüzde 3,1 seviyesine toparlanacağı tahmin ediliyor.

OECD'nin mart ayında yayımladığı önceki raporda bu yıl için yüzde 2,9, 2027 yılı için ise yüzde 3 büyüme öngörülmüştü. Yeni rapor, küresel ekonomide aşağı yönlü risklerin arttığına işaret ediyor.

Enerji fiyatları en büyük risk olarak görülüyor

Raporda, Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin enerji arzı üzerinde oluşturduğu baskının en önemli risklerden biri olduğu vurgulandı. Özellikle petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), tarımsal ve sanayi üretiminde kullanılan temel girdilerin fiyatlarında yaşanabilecek artışların dünya genelinde enflasyonu yeniden yükseltebileceği belirtildi.

OECD, Körfez bölgesindeki enerji üretimi ve ticaretinin normalleşmesinin zaman alabileceğini, savaş sona erse bile hasar gören altyapıların ve tedarik zincirlerinin eski düzenine dönmesinin aylar sürebileceğini öngörüyor.

Özellikle enerji ithalatında Orta Doğu’ya bağımlı olan Asya ekonomilerinin olası arz şoklarından daha fazla etkilenebileceği ifade edilirken, küresel enflasyonun yeniden yükseliş eğilimine girebileceği uyarısında bulunuldu.

Kötü senaryoda resesyon riski

OECD raporunda iki farklı senaryoya yer verildi. İlk senaryoda enerji arzındaki aksaklıkların kısa süreli olduğu varsayılırken, ikinci senaryoda savaşın uzaması ve enerji krizinin derinleşmesi ihtimali değerlendirildi.

Uzun süreli kesinti senaryosunda Körfez ülkelerindeki enerji üretim ve ihracat sorunlarının 2027 yılının ikinci yarısına kadar devam etmesi halinde küresel büyümenin bu yıl yüzde 2,1’e, 2027 yılında ise yüzde 1,8’e kadar gerileyebileceği öngörüldü.

OECD, böyle bir durumda birçok ekonominin resesyona girebileceği, işsizliğin artabileceği ve merkez bankalarının yeniden faiz artırımlarına yönelmek zorunda kalabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye için büyüme tahmini güncellendi

OECD'nin raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin tahminler de yer aldı. Buna göre Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,1 büyümesi, 2027 yılında ise büyümenin yüzde 3,8 seviyesine yükselmesi bekleniyor.

Mart ayında yayımlanan önceki raporda Türkiye için bu yıl yüzde 3,3 büyüme tahmini yapılmıştı. Son raporla birlikte büyüme beklentisinde sınırlı bir aşağı yönlü revizyona gidilmiş oldu.

OECD, yüksek enerji ve emtia fiyatlarının sıkı finansal koşullar altında iç talebi baskılayabileceğini belirtirken, yılın ilerleyen dönemlerinde tüketici güvenindeki toparlanma ve faizlerde beklenen düşüşün ekonomik aktiviteyi destekleyebileceğini ifade etti.

Enflasyonda düşüş süreci sürecek

Raporda Türkiye açısından en dikkat çekici değerlendirmelerden biri de enflasyona ilişkin oldu. OECD, devam eden dezenflasyon süreci sayesinde yıllık enflasyonun 2027 yılının ilk yarısında yüzde 20'nin altına gerileyebileceğini öngördü.

Ancak Orta Doğu’da yaşanabilecek yeni gerilimlerin enerji maliyetlerini artırarak enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırabileceği uyarısında bulunuldu. Bu nedenle sıkı para politikasının sürdürülmesinin kritik önem taşıdığı vurgulandı.

Raporda ayrıca, gerektiği takdirde ilave faiz artışlarının da gündemde tutulmasının enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması açısından önemli olduğu ifade edildi.

Türkiye enerji arzında avantajlı konumda

OECD, Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki yükselişten etkilenecek ülkeler arasında yer aldığını ancak doğrudan arz riski açısından birçok ülkeye kıyasla daha avantajlı bir konumda bulunduğunu belirtti.

Türkiye'nin petrol, doğal gaz ve gübre ithalatının önemli bölümünün Basra Körfezi dışındaki kaynaklardan sağlandığına dikkat çekilen raporda, bu durumun enerji tedarikinde yaşanabilecek olası aksaklıklara karşı koruyucu bir unsur olduğu ifade edildi.

Öte yandan Avrupa ekonomilerindeki durgunluk ve küresel pazarlarda Çin’in artan rekabet gücünün özellikle Türkiye'nin ihracat ve imalat sanayi üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği değerlendirmesi yapıldı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *