Biz Finansal Danışmanlık Kurucusu Murat Özsoy, Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Ekonomi Masası programında piyasaların odağındaki başlıkları değerlendirdi. Özsoy; takipteki kredi oranlarındaki tırmanış, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz patikası, fon krizinin reel sektöre yansımaları ve küresel merkez bankalarının kararları hakkında görüşlerini paylaştı.
KOBİ kredilerinde ödeme zorluğu ve banka iştahı
Özsoy, reel sektördeki KOBİ kredilerinde ödeme zorluklarının ve yüzdürülen kredilerin bulunduğunu söyledi. Takipteki alacakların bireysel krediler tarafında özellikle ihtiyaç kredilerinde yoğunlaştığını belirten Özsoy, taşıt kredilerinin yaklaşık üç yıldır küçüldüğünü, konut kredilerinin ise nispeten büyüdüğünü ifade etti.
İhtiyaç kredileri cephesinde bireylerin faiz oranına bakmaksızın nakde ulaşmaya çalıştığını dile getiren Özsoy, mevcut borçların ve kredi kartı ödemelerinin yeni kredilerle kapatılmaya çalışıldığını anlattı. Buna göre borçluluk tarafında sıkışan bireyler, yeni kredi kullanarak eski yükümlülüklerini çevirmeye çalışıyor.
Ticari tarafta bankaların risk iştahının düşük olduğunu aktaran Özsoy, yeni müşterilere açılmak yerine kredi değerliliği yüksek mevcut müşterilerde derinleşmenin tercih edildiğini kaydetti. BDDK verilerinde KOBİ portföy büyüme oranının müşteri adedi büyüme oranının üzerinde olmasını bu tabloya örnek gösterdi.
Faiz indirimi beklentisi ve enflasyon riski
Özsoy, TCMB’nin 100 baz puanlık faiz indiriminin mevduat ve kredi faizlerine yaklaşık 0,1 puanlık sınırlı bir yansıma yaratacağını savundu. Makro ihtiyati tedbirler sürdükçe bu tür indirimlerin piyasada belirleyici olmayacağını söyledi. Piyasada aralık ayında yeni bir 100 baz puanlık indirim beklentisine ise temkinli yaklaştığını belirtti.
TCMB’nin faiz indirim gerekçesini enflasyonun ana eğilimindeki düşüşe dayandırdığını hatırlatan Özsoy, ekim ve kasım ayı enflasyonlarının ortalama yüzde 2’nin üzerinde gelmesi halinde manşet enflasyonun yeniden yüzde 30 bandının üzerine çıkma riskinin bulunduğunu ifade etti. Enflasyonun bu seviyenin üstüne tırmanması durumunda TCMB’nin indirim alanının daralacağını ve faiz politikasında yeniden 'gaz-fren' yapmak zorunda kalabileceğini söyledi.
Fon krizine de değinen Özsoy, Meclis’ten geçen fon yasası ve başlayan tasfiye süreciyle birlikte 1 milyon TL’ye kadar olan ara ödemelerin yapılmasının beklendiğini hatırlattı. Reel sektör açısından en büyük riskin, maaş ödemelerini fonlarda değerlendiren şirketlerde ortaya çıktığını belirtti.
Özsoy, şirket patronları ve CFO’ların asli görevinin maaş gününde gerekli likiditeyi kasada hazır tutmak olduğunu vurguladı. Fona para bağlayarak bu riski alan şirketlerin ciddi sıkıntılar yaşayabileceğini söyleyen Özsoy, nakit ve finansman sıkışıklığının ekim ve kasım aylarında reel sektöre daha net yansıyacağını ifade etti.
Bu içerik bilgilendirme amacı taşır. Yatırım tavsiyesi değildir.
Temsili illüstrasyon
Kaynak: Ekonomim.