ING’nin analizine göre, mart ayının ilk yarısında Türkiye piyasalarında dikkat çekici bir sermaye çıkışı yaşandı. Türkiye Başekonomisti Muhammet Mercan’ın değerlendirmelerine göre, yabancı yatırımcılar yaklaşık 6 milyar dolarlık Türk tahvili ve hisse senedi satışı gerçekleştirdi. Buna ek olarak, uzun süredir yüksek getiri nedeniyle tercih edilen carry trade işlemlerinde de çözülme görüldü. Yatırımcıların yaklaşık 12 milyar dolarlık TL pozisyonunu kapattığı belirtilirken, bu gelişmenin piyasalardaki baskıyı artırdığı ifade edildi.
Rezervlerde hızlı gerileme
Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu çıkışlara karşı döviz piyasasına müdahale ettiği ve bunun rezervler üzerinde belirgin bir etki yarattığı kaydedildi. Son haftalarda net döviz rezervlerinin yaklaşık 28 milyar dolar azaldığı tahmin ediliyor. Bu durum, TCMB’nin döviz likiditesini koruma çabalarının maliyetini artırırken, para politikası açısından manevra alanını da daraltıyor.
Yerli yatırımcı davranışı kritik
ING raporunda dikkat çekilen bir diğer unsur ise yerli yatırımcıların döviz talebi oldu. Henüz verilerde net bir yön değişimi görülmese de Kapalı Çarşı’da Türk Lirası’nın resmi kura göre daha yüksek seviyelerden işlem görmesi, piyasada dövize yönelik talebin arttığına işaret ediyor. Uzmanlara göre yerli yatırımcıların davranışı, kurun yönü ve piyasa dengesi açısından belirleyici olacak.
TCMB’nin önündeki üç seçenek
Rapora göre TCMB’nin mevcut koşullarda değerlendirdiği üç temel politika seçeneği bulunuyor. İlk seçenek, döviz piyasasına müdahalelerin sürdürülmesi. Bu kapsamda Merkez Bankası’nın yaklaşık 90 milyar dolarlık altın rezervi üzerinden döviz likiditesi sağlayabileceği ifade ediliyor. İkinci seçenek, Türk Lirası’nda kontrollü bir değer kaybına izin verilmesi. Bu yaklaşım, rezerv üzerindeki baskıyı azaltmayı hedeflerken kur tarafında yukarı yönlü hareketi beraberinde getirebilir. Üçüncü seçenek ise faiz artırımı. Orta Doğu’daki gelişmelerin başlangıcında fiilen yapılan 300 baz puanlık sıkılaşmanın ardından, politika faizinin yeniden artırılması da gündemde yer alıyor.
TL üzerindeki baskı sürebilir
ING, söz konusu seçeneklerin hiçbirinin politika yapıcılar açısından ideal olmadığını vurgularken, enerji fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi halinde Türk Lirası üzerindeki baskının sürebileceğine dikkat çekti. Raporda ayrıca, forward piyasalarda TL getirilerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiği ve bir aylık TL faizlerinin yüzde 45’e ulaşarak son dönemin zirvesine çıktığı belirtildi.
Küresel gelişmeler belirleyici olacak
Türkiye’nin büyük bir enerji ithalatçısı olması nedeniyle Körfez bölgesindeki arz şoklarından doğrudan etkilendiğine işaret edilen raporda, küresel enerji fiyatlarının seyri ve jeopolitik gelişmelerin para politikası üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği ifade edildi. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde TCMB’nin atacağı adımların, hem kur dengesi hem de finansal istikrar açısından kritik sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.