Avrupa borsaları son dönemde küresel piyasalarda görülen yükseliş dalgasına rağmen rakiplerinin gerisinde kalmaya devam ediyor. Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gelişmelerin ardından ABD ve Asya piyasalarında güçlü yükselişler yaşanırken, Avrupa hisse senetleri aynı performansı sergileyemedi. Goldman Sachs analistlerine göre bu ayrışmanın arkasında enerji maliyetlerindeki baskı, yüksek faiz ortamı ve yapay zeka kaynaklı teknoloji rallisine sınırlı katılım yer alıyor.
Avrupa piyasaları küresel ralliyi kaçırdı
Küresel piyasalarda risk iştahının arttığı dönemde Avrupa borsalarının performansı dikkat çekici şekilde zayıf kaldı. Goldman Sachs'ın analizine göre Avrupa hisse senetleri, Orta Doğu'daki çatışmaların başladığı dönemden bu yana küresel piyasalara kıyasla yaklaşık yüzde 7 daha düşük performans gösterdi.
Analistler, Avrupa borsalarının enerji fiyatları, tahvil getirileri ve teknoloji hisselerindeki hareketlere karşı daha kırılgan bir yapı sergilediğini belirtiyor.
Enerji maliyetleri baskı yaratıyor
Avrupa ekonomisinin en önemli dezavantajlarından biri enerji ithalatına olan bağımlılığı olarak öne çıkıyor. Euro Bölgesi'nin net enerji ithalatçısı olması, enerji fiyatlarındaki yükselişlerin şirket kârlılıkları üzerinde doğrudan baskı oluşturmasına neden oluyor.
Özellikle doğalgaz fiyatlarındaki hareketlerin Avrupa şirketleri açısından petrol fiyatlarından daha belirleyici olduğu belirtiliyor. Artan enerji maliyetleri üretim giderlerini yükseltirken, şirketlerin kâr marjlarında daralma riskini beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, Almanya başta olmak üzere sanayi ağırlıklı ekonomilerin ve tüketim sektörlerinin enerji maliyetlerinden en fazla etkilenen alanlar arasında yer aldığını ifade ediyor.
Faiz baskısı devam ediyor
Avrupa Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikası da hisse senedi piyasaları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Faiz oranlarındaki yükseliş, şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken yatırımcıların riskli varlıklara olan ilgisini azaltıyor.
Yükselen tahvil getirileri ve reel faizlerdeki artış, hisse senedi değerlemelerinde aşağı yönlü baskı yaratıyor. Bu durum özellikle büyüme odaklı şirketler açısından daha belirgin hissediliyor.
Yapay zeka rallisinden yeterince pay alamadı
Avrupa borsalarının geride kalmasının bir diğer nedeni ise teknoloji sektörünün endekslerdeki düşük ağırlığı olarak gösteriliyor. Son dönemde küresel hisse piyasalarındaki yükselişin önemli bölümü yapay zeka ve teknoloji şirketlerinden kaynaklandı.
Ancak Avrupa endekslerinde teknoloji hisselerinin ağırlığı yaklaşık yüzde 10 seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık ABD piyasalarında teknoloji şirketleri endekslerin lokomotifi konumunda yer alıyor.
ABD borsaları yıl başından bu yana yüzde 8 yükselirken, yükselişin büyük bölümünün yapay zeka odaklı şirketlerden geldiği belirtiliyor. Asya piyasalarında ise özellikle Güney Kore ve Tayvan merkezli teknoloji şirketleri yükselişe öncülük ediyor.
Yatırımcıların tercihi değişiyor
Goldman Sachs analistleri, mevcut görünümde teknoloji, bankacılık, havacılık, savunma ve yenilenebilir enerji sektörlerini daha cazip buluyor. Buna karşılık otomotiv ve kimya sektörlerinin enerji maliyetleri ve küresel büyümedeki yavaşlama nedeniyle daha kırılgan bir görünüm sergilediği ifade ediliyor.
Son dönemde petrol ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan gerilemenin Avrupa piyasaları üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletebileceği belirtilse de yatırımcıların temkinli duruşunu koruduğu vurgulanıyor.
Gözler yılın ikinci yarısında
Analistler, enerji fiyatlarının istikrara kavuşması ve merkez bankalarının daha güvercin politikalar izlemesi halinde Avrupa borsalarının performansında iyileşme görülebileceğini değerlendiriyor. Ancak teknoloji sektöründeki ağırlığın sınırlı kalması nedeniyle Avrupa piyasalarının küresel yapay zeka rallisinden ABD ve Asya kadar faydalanmasının zor olduğu belirtiliyor.