13 Ocak 2026
weather
2°
43,1559 %0.09
50,3144 %-0.04
58,0385 %-0.11
94.425,88 %2.722
6.373,19 0,09
FinansTaksi Eko Gündem Yoksulluk ve yaşam koşulları verileri açıklandı

Yoksulluk ve yaşam koşulları verileri açıklandı

2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları verileri, göreli yoksulluk oranında sınırlı bir düşüşe işaret etti. Göreli yoksulluk oranı yüzde 13’e gerilerken, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan nüfusun oranı yüzde 27,9 ile yüksek seyrini sürdürdü. Veriler, çocuklar ve düşük eğitimliler başta olmak üzere kırılgan gruplardaki riskin devam ettiğini ortaya koydu

Türkiye’de yoksulluk ve yaşam koşullarına ilişkin 2025 yılı verileri, bazı göstergelerde sınırlı iyileşmeye işaret etse de toplumsal risklerin yüksek seyrini koruduğunu ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre, göreli yoksulluk oranı 2025’te bir önceki yıla kıyasla 0,6 puan azalarak yüzde 13,0 oldu. Ancak yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki nüfus oranı yüzde 27,9 ile dikkat çekici düzeyde kaldı.

Yoksulluk göstergelerinde sınırlı düşüş

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına göre, hesaplamalarda 2024 yılı gelirleri esas alındı. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alındığında yoksulluk oranı yüzde 13,0 olarak belirlendi. Medyan gelirin yüzde 60’ına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise yüzde 20,6 oldu. Daha dar tanımlarla bakıldığında, medyan gelirin yüzde 40’ına göre yoksulluk oranı yüzde 6,2, yüzde 70’ine göre ise yüzde 28,7 olarak hesaplandı. Veriler, yoksulluğun tanımına göre farklılaşsa da geniş kesimleri etkilediğini gösterdi.

Hanehalkı yapısı belirleyici

Hanehalkı tipine göre bakıldığında en düşük yoksulluk oranı yüzde 3,9 ile çekirdek aile bulunmayan, birden fazla kişiden oluşan hanelerde görüldü. Tek kişilik hanelerde yoksulluk oranı yüzde 5,4 oldu.
Tek çekirdek aileden oluşan hanelerde yoksulluk oranı yüzde 12,9, en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanelerde ise yüzde 17,5 olarak hesaplandı. Bu tablo, kalabalık ve karma hane yapılarında riskin daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Eğitim seviyesi yoksulluğu belirliyor

Eğitim durumuna göre yoksulluk oranlarında keskin farklar dikkat çekti. Bir okul bitirmeyenlerde yoksulluk oranı yüzde 23,8 ile en yüksek seviyede gerçekleşti. Lise altı eğitimlilerde bu oran yüzde 13,0, lise ve dengi okul mezunlarında yüzde 7,5 oldu. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2,5 ile yoksulluk riskinin en düşük olduğu grup olarak öne çıktı. Eğitim düzeyi arttıkça yoksulluk riskinin belirgin biçimde azaldığı görüldü.

Maddi ve sosyal yoksunluk yüzde 11,9

Maddi ve sosyal yoksunluk oranı 2025’te yüzde 11,9 olarak hesaplandı. Bu oran, bir önceki yıla göre 1,4 puanlık düşüşe işaret etti. Araştırmaya göre nüfusun önemli bir bölümü; beklenmedik harcamaları karşılama, evden uzakta bir haftalık tatil yapabilme, konut masraflarını ödeme, düzenli et-tavuk-balık tüketimi gibi temel ihtiyaçları ekonomik nedenlerle karşılamakta zorlanıyor.

Sürekli yoksulluk riski devam ediyor

Dört yıllık panel veriyle hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, 2025’te yüzde 13,6 oldu. Bu oran, son yılda ve önceki üç yılın en az ikisinde yoksulluk sınırının altında kalanları kapsıyor. Nüfusun yüzde 3,9’u dört yıl boyunca yoksulluktan hiç çıkamazken, yüzde 75,0’ı aynı dönemde hiç yoksulluk sınırının altına düşmedi.

Bölgesel farklar belirgin

İBBS 2. Düzey bölgelerine göre göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler yüzde 14,5 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) ve yüzde 14,3 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu. En düşük yoksulluk oranı ise yüzde 4,6 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde görüldü. TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) bölgesi yüzde 6,3 ile düşük riskli bölgeler arasında yer aldı.

Çocuklar daha yüksek risk altında

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranı genel nüfusta yüzde 27,9 olarak hesaplandı. Bu oran 0–17 yaş grubunda yüzde 36,8 ile en yüksek seviyeye çıktı. 18–64 yaş grubunda oran yüzde 25,1, 65 yaş ve üzeri grupta ise yüzde 22,8 oldu. Veriler, çocuk yoksulluğunun toplumsal açıdan en kritik sorunlardan biri olmaya devam ettiğini gösterdi.

Yaşam koşulları ve borç yükü

Araştırmaya göre nüfusun yüzde 28,8’i sızdıran çatı, nemli duvarlar ve çürümüş pencere çerçeveleri gibi konut sorunları yaşıyor. Yüzde 27,9’u ısınma problemi, yüzde 22,1’i ise çevre kirliliği ile karşı karşıya.
Konut dışı borç veya taksit ödemesi bulunanların oranı yüzde 56,4 oldu. Nüfusun yüzde 13,7’si bu ödemelerin kendilerine “çok yük” getirdiğini ifade etti. 2025 verileri, yoksulluk oranlarında sınırlı bir düşüşe işaret etse de yoksulluk ve sosyal dışlanma riskinin toplumun geniş kesimleri için sürdüğünü ortaya koyuyor. Eğitim, hane yapısı, bölgesel farklılıklar ve çocuk yoksulluğu, politika yapıcılar açısından öncelikli alanlar olarak öne çıkıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *