Yüzyıllardır Avrupa için önemli bir tekstil ve hazır giyim merkezi olan Türkiye, 2025 yılı itibarıyla sektör tarihinin en büyük darboğazlarından birini yaşıyor. Yüksek enflasyon, artan üretim maliyetleri ve baskılanan döviz kuru nedeniyle şirketler rekabet gücünü kaybederken, yüzlerce fabrika kapanıyor ve binlerce kişi işini kaybediyor.
Konkordato ve Fabrika Kapanışları
Konkordato Takip verilerine göre, yalnızca 2025 yılında 289 tekstil firması konkordato ilan etti. Aynı dönemde 200’e yakın Türk tekstil firması üretimini Mısır’a taşıdı. Bu tablo, Türkiye’nin küresel tekstil ve hazır giyim pazarındaki konumunu hızla zayıflatıyor. Sektörde son üç yılda işini kaybedenlerin sayısı 322 bini buldu. Hazır giyim ve tekstil üreticileri, istihdam kaybının hızla artmaya devam ettiğine işaret ederek hükümetten acil bir destek paketi talep ediyor.
Rekabet Gücü Neden Kayboldu?
- Enerji maliyetleri ve işçilik giderlerindeki artış, üretim maliyetlerini rakip ülkelere kıyasla çok yukarı çekti.
- Dövizin uzun süredir baskılanması, ihracatçının nefesini kesti.
- Çin, Bangladeş, Vietnam gibi ülkeler ihracatta çift haneli büyürken, Türkiye’nin ihracatı %6,9 geriledi.
- Çalışan maliyetleri 400–500 dolardan 1200 dolara çıktı; Türkiye rakiplerine göre %40–60 daha pahalı hale geldi.
Üretim Üssü Mısır’a Kaydı
Türkiye’deki büyük üreticiler yüksek maliyetleri kaldıramayınca, üretimlerini Mısır’a kaydırıyor. Burada işçilik ve enerji giderleri düşük, ayrıca ABD ve AB’ye kotasız satış imkânı bulunuyor. Sonuç olarak, yüksek adetli üretimler artık Mısır’dan yapılırken, Türkiye’de yalnızca küçük ölçekli ama yüksek kaliteli üretim devam ediyor.
- Türkiye’nin hazır giyim ihracatı 2025 sonunda 17 milyar dolara gerileyecek.
- İthalat ise 2022’den bu yana iki kat artarak 5 milyar dolara dayandı.
- Türkiye’nin dünya pazarındaki payı 35 yıl sonra ilk kez %3’ün altına düştü.
Sektörün Talepleri
- Kur politikasında düzenleme: Rekabetçi kur ortamı sağlanmalı.
- Teşvikler: Özellikle 5. ve 6. bölgelerde verilen destekler genişletilmeli.
- Maliyet desteği: Enerji ve işçilik maliyetlerinde üreticiyi koruyacak çözümler geliştirilmeli.
- Stratejik dönüşüm: Katma değerli üretim, moda tasarımı, teknik tekstiller ve markalaşmaya odaklanılmalı.
Türkiye’nin bir zamanlar güçlü olduğu hazır giyim ve tekstil sektöründe var olma mücadelesi veriliyor. Sektör temsilcileri, “Üretim gücümüz gözden çıkarılmasın” uyarısında bulunarak acil bir destek paketi çağrısı yapıyor. Umut ise, enflasyon ve faizlerde düşüş beklenen 2026’nın ikinci yarısında yeniden Avrupa ve ABD pazarında güç kazanabilmek.