Petrol piyasaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a ilişkin açıklamalarının ardından sert bir düşüşe sahne oldu. Trump’ın, İran’daki protestolarda göstericilere yönelik öldürmelerin sona erdiğini açıklaması, bölgede olası bir askeri müdahale ve buna bağlı arz kesintisi risklerini önemli ölçüde azalttı. Bu gelişme, jeopolitik risk priminin hızla çözülmesine yol açarken petrol fiyatları yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti.
Brent ve WTI’da Keskin Düşüş
Piyasalarda yaşanan rahatlamayla birlikte Brent petrol, varil başına 2,84 dolar düşüşle 63,68 dolara gerilerken, WTI ham petrol ise 2,68 dolar kayıpla 59,34 dolar seviyesine indi. Bir önceki gün 66,50 doların üzerine çıkan Brent petrol, Trump’ın açıklamalarının ardından kazançlarının büyük bölümünü geri verdi. Analistler, fiyatlardaki bu sert geri çekilmenin, kısa vadede risk algısındaki değişime duyarlı bir hareket olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar: Risk Primi Azaldı Ama Bitmedi
Piyasa değerlendirmelerine göre Trump’ın İran yönetiminden protestoculara yönelik şiddetin durdurulacağına dair güvence aldığını söylemesi, petrol piyasasında “acil risk primi”ni yumuşattı. Ancak uzmanlar, Orta Doğu’daki belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekiyor. Jeopolitik tansiyonun yeniden yükselmesi halinde fiyatların tekrar hızlı tepki verebileceği ifade ediliyor.
ABD Stok Verileri de Baskı Yarattı
Petrol fiyatları üzerindeki baskıyı artıran bir diğer unsur ise ABD stok verileri oldu. Son açıklanan rakamlar, ham petrol ve benzin stoklarının piyasa beklentilerinin üzerinde arttığını ortaya koydu. Özellikle ham petrol ithalatının uzun süredir görülmeyen seviyelere çıkması, ABD piyasasında arz fazlası algısını güçlendirdi. Bu gelişme, WTI fiyatları üzerinde Brent’e kıyasla daha belirgin bir aşağı yönlü baskı oluşturdu.
Venezuela ve Küresel Arz Cephesi
Piyasaları etkileyen bir diğer önemli gelişme ise Venezuela cephesinden geldi. ABD yaptırımları nedeniyle daha önce kısıtlanan üretim ve ihracatın yeniden artış eğilimine girdiği yönündeki haberler, küresel arz endişelerini daha da azalttı. Venezuela’nın ham petrol ihracatına yeniden başlaması, arz tarafında ek rahatlama yarattı.
Talep Görünümü Dengeli
Talep tarafında ise OPEC, orta vadede petrol talebinin güçlü seyrini koruyacağına işaret etti. OPEC’in projeksiyonları, arz ile talep arasında 2026 itibarıyla büyük bir dengesizlik beklenmediğini gösteriyor. Öte yandan Çin’in ham petrol ithalatındaki artış, küresel talebin halen canlı olduğuna dair önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre petrol piyasasında yaşanan bu sert düşüş, jeopolitik risk algısının ne kadar hızlı fiyatlara yansıdığını bir kez daha gösterdi. Ancak Orta Doğu’daki gelişmeler, ABD stok verileri ve büyük üretici ülkelerin politikaları, önümüzdeki dönemde fiyatların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.