Türkiye, son yirmi yılda savunma sanayiinde gerçekleştirdiği dönüşümle dünyanın dikkatini çeken ülkeler arasına girdi. Bir dönem silah ve askeri teçhizat ihtiyacının büyük bölümünü yurt dışından karşılayan Türkiye, bugün insansız hava araçlarından zırhlı araçlara, mühimmattan deniz platformlarına kadar geniş bir ürün yelpazesinde ihracat yapan önemli bir savunma üreticisi konumuna yükseldi. Özellikle son yıllarda artan jeopolitik riskler ve küresel güvenlik endişeleri, Türk savunma sanayiinin uluslararası pazarlardaki etkinliğini daha da artırdı.
Savunma ihracatı üç kat büyüdü
Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişi ihracat rakamlarına da yansıdı. Son yıllarda gerçekleştirilen yatırımların etkisiyle savunma ve havacılık ihracatı 2021 yılından bu yana üç kattan fazla artarak geçen yıl 10 milyar dolara ulaştı. Bu rakam Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 3,7'sine karşılık gelirken, sektörün ekonomideki stratejik önemini de ortaya koydu.
Özellikle Avrupa ve ABD pazarlarına yapılan satışlarda dikkat çekici bir büyüme yaşandı. Aynı dönemde bu bölgelere yapılan savunma ihracatı yaklaşık dört kat artarak 5,6 milyar dolara yükseldi. Uzmanlar, bu artışın yalnızca ürün kalitesiyle değil, hızlı teslimat kabiliyeti ve esnek üretim yapısıyla da bağlantılı olduğunu belirtiyor.
40 ülkeye savunma ürünü satılıyor
Türk savunma sanayisi bugün Körfez ülkelerinden Afrika'ya, Asya'dan Avrupa'ya kadar yaklaşık 40 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Birçok ülke Türk savunma ürünlerini Batılı alternatiflerine göre daha uygun maliyetli, daha hızlı teslim edilebilir ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilir buluyor.
Bu durum özellikle son yıllarda küresel tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle daha da önem kazandı. Batılı üreticilerin uzun teslim süreleriyle karşı karşıya kaldığı dönemde Türk firmaları birçok pazarda avantaj elde etmeyi başardı.
İHA'lar dönüşümün lokomotifi oldu
Türkiye'nin savunma sanayiindeki yükselişinde insansız hava araçları önemli rol oynadı. Baykar tarafından geliştirilen silahlı insansız hava araçları, farklı coğrafyalarda elde ettiği operasyonel başarılarla dünya çapında tanınır hale geldi.
Ukrayna savaşında kullanılan Türk yapımı İHA'ların uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırması, Türk savunma ürünlerine olan ilgiyi artırdı. Uzmanlara göre bu süreç, Türkiye'nin yalnızca bir üretici değil aynı zamanda ileri teknoloji geliştiren bir ülke olarak algılanmasına katkı sağladı.
Bugün dünya genelinde kullanılan silahlı insansız hava araçlarının yaklaşık yüzde 65'inin Türkiye tarafından üretildiği belirtiliyor.
Devlet desteği büyümeyi hızlandırdı
Savunma sanayiindeki başarının arkasında uzun yıllardır sürdürülen kamu yatırımları ve Ar-Ge destekleri bulunuyor. Son beş yılda savunma sanayiine yönelik araştırma ve geliştirme projelerinin sayısı iki katına çıkarılarak 1.400'ün üzerine ulaştı.
Baykar, TUSAŞ, Kale ve Arca Savunma gibi şirketler geliştirdikleri yerli teknolojilerle uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma gelirken, devletin sağladığı finansman ve teşvik mekanizmaları sektörün büyümesinde önemli rol oynadı.
Uzmanlar, güçlü Ar-Ge altyapısı sayesinde Türkiye'nin yalnızca mevcut ürünlerini ihraç etmekle kalmadığını, aynı zamanda yeni nesil teknolojiler geliştirme kapasitesine de sahip olduğunu belirtiyor.
NATO ve Avrupa yeni fırsatlar sunuyor
Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırması Türk savunma sanayisi açısından yeni fırsatlar oluşturdu. NATO ülkeleri artan güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak için yeni tedarikçiler ararken, Türkiye birçok Avrupa ülkesiyle savunma alanında iş birliği anlaşmaları imzaladı.
Polonya, İspanya, Portekiz ve Romanya ile gerçekleştirilen anlaşmalar Türkiye'nin Avrupa pazarındaki etkisini artırırken, Türk şirketlerinin kıtadaki görünürlüğünü de güçlendirdi. Baykar'ın İtalya merkezli Piaggio Aerospace'i satın alması ve Leonardo ile ortaklık kurması ise bu sürecin önemli adımları arasında gösteriliyor.
Yeni hedef ihracatı ikiye katlamak
Savunma Sanayii Başkanlığı, önümüzdeki dönemde ihracat rakamlarını daha da yukarı taşımayı hedefliyor. Sektörün iki yıl içinde mevcut ihracat hacmini iki katına çıkarma hedefi bulunuyor.
Bu hedef doğrultusunda savaş uçakları, hava savunma sistemleri, deniz platformları ve yeni nesil mühimmat projelerine yönelik yatırımlar artırılıyor. Endonezya'nın Türkiye'de geliştirilen savaş uçaklarından 48 adet satın alacağını açıklaması da Türk savunma sanayiinin ulaştığı seviyeyi gösteren önemli gelişmeler arasında yer alıyor.
Küresel harcamalar büyümeyi destekliyor
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün verilerine göre küresel askeri harcamalar son beş yılda yüzde 24 artarak 2,9 trilyon dolara ulaştı. Avrupa'daki artış ise yüzde 75 seviyesine çıktı.
Savunma harcamalarındaki bu yükseliş, Türk şirketleri için yeni ihracat fırsatları oluştururken, uzmanlar Türkiye'nin sahip olduğu üretim kapasitesi ve teknoloji birikimi sayesinde küresel pazardaki payını artırmaya devam edebileceğini belirtiyor.