Küresel piyasalarda dolar ve altının yönüne ilişkin değerlendirme yapan Tanto Capital Partners Kurucu Ortağı Ozan Özkural, CNBC-e'de Berfu Yenen'in sorularını yanıtladı. Özkural, dolar ile euro arasındaki dengede sermaye akımlarının belirleyici olacağını, altın ve gümüş fiyatlarını etkileyebilecek bir para hareketine de dikkat çekti.
Dolar için orta ve uzun vadeli beklenti
Özkural, doların güçlenebileceği görüşünde olduğunu söyledi ve bu beklentisini merkez bankalarının faiz kararlarının ötesinde, inovasyonun hangi ülkede öne çıkacağı sorusuyla açıkladı. Ona göre Batı dünyasında euro mu dolar mı sorusunun yanıtı, sermayenin nereye gideceği ve inovasyonun nerede yoğunlaşacağıyla bağlantılı.
Özkural, Amerika, Çin ve Batı dünyası arasında kurduğu çerçevede uzun vadede ABD'nin öne çıkabileceğini savundu. Doların daha güçlü olacağı yönündeki görüşünü kısa vadeli bir fiyat çağrısı olarak değil, orta ve uzun vadeli bir değerlendirme olarak tanımladı. Kurun çok sayıda faktörden aynı anda etkilenebileceğini de özellikle vurguladı.
Altında arz-talep ve fiyat bandı vurgusu
Altın fiyatlarındaki hareketi değerlendirirken jeopolitik risklerin tek başına yeterli olmadığını belirten Özkural, arz ve talep koşullarına işaret etti. Altının belirli bir fiyat seviyesine ulaştığında arz tarafında farklı bir denge oluşabildiğini, daha düşük fiyatlarda fizibıl olmayan bazı madenlerin devreye girebildiğini söyledi.
Özkural'a göre altın piyasasında belli bir bant içinde doğal bir arz-talep dengesi oluşuyor. Bu nedenle, altının beklenen performansı göstermemesini yalnızca korku ve belirsizlik dönemlerine bağlamadı; fiyatlamada yatırımcı davranışı ve uluslararası sermaye hareketlerinin de etkili olabileceğini ifade etti.
Japonya kaynaklı sermaye dönüşü ihtimali
Özkural, Japon yatırımcıların uzun yıllardır yurt dışında önemli tutarda varlık taşıdığını belirterek, yaklaşık 11 trilyon dolarlık Japon mevduatının bono piyasaları ve diğer varlık sınıflarında değerlendirildiğini aktardı. Japonya'da tahvil getirilerinin yükselmesinin bu paranın bir bölümünü ülkeye geri çekebileceğini söyledi.
Bu geri dönüşün altın, gümüş ve tahviller üzerinde etkisi olabileceğini ifade eden Özkural, Japonya'nın altın tarafında önemli bir ülke haline geldiğini dile getirdi. Ayrıca uzun vadeli tahvil getirilerinin yatırımcıların risk algısıyla şekillendiğini, merkez bankaları ne yaparsa yapsın yüksek faiz oranlarının daha kalıcı bir zeminde kalabileceğini savundu.
Borçlanma maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir ortamda şirketlerin kârlılığı koruma kapasitesinin önem kazanacağını belirten Özkural, yatırımcıların sermaye maliyetinin yüksek kaldığı bir dünyada hangi iş modellerinin dayanıklı kalabileceğini değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Bu içerik bilgilendirme amacı taşır. Yatırım tavsiyesi değildir.
Temsili illüstrasyon
Kaynak: Ekonomim.