Türkiye’de ticari kredi faizleri ile enflasyon arasındaki makas her geçen gün açılıyor. Mevcut oranlar, ne gerçekleşen enflasyon ne de gelecek dönem beklentileriyle bağdaşmıyor. Son verilere göre ticari kredi faizleri, güncel enflasyonun 25-26 puan üzerinde, Merkez Bankası’nın yıl sonu tahmini ile kıyaslandığında ise 40 puanlık fark yaratıyor. İşletme kredilerinde tablo daha da vahim: Faizler yüzde 95’lere dayanmış durumda.
Sanayiciye Ağır Fatura
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın da katıldığı son meclis toplantısında bu tabloyu gündeme taşıdı. Ardıç, “Parasını faize yatıran rahat uyurken biz uykusuz geceler geçiriyoruz” diyerek sanayicinin durumunu özetledi. Ardıç, sanayicinin Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon hedefinin iki katı faiz ödeyerek ayakta kalamayacağını vurguladı. Büyük mevduat sahiplerinin yüzde 40–43 seviyelerindeki faizlerden kazanç sağlarken, reel sektörün kredi maliyetleri altında ezildiğini söyledi.
Beklenen Rasyonalite Yerini Aşırıya Bıraktı
2024 Temmuz’unda politika faizleriyle enflasyon eşitlenmiş, ardından faizler enflasyonun üzerine çıkmıştı. Bu durum, “rasyonel politikalara dönüş” olarak değerlendirilmişti. Ancak gelinen noktada, faizlerin enflasyonun çok üzerinde seyretmesi, “ifrat” noktasına ulaşıldığını gösteriyor.
- TCMB’nin 2025 sonu enflasyon tahmini: Yüzde 24 altı
- Piyasa katılımcılarının beklentisi: Yüzde 30’un altında
- Ticari kredi faizleri: Yüzde 50–60 bandında
- İşletme kredileri: Yüzde 95 seviyelerinde
Bu tablo, faiz oluşumunda esas alınması gereken gelecek dönem enflasyon beklentilerinin de dikkate alınmadığını ortaya koyuyor.
Kredi Piyasasında Kopukluk
Merkez Bankası’nın haftalık açıkladığı veriler, ticari kredi faizlerinin rasyonel bir çerçeveden uzaklaştığını gösteriyor. İşletme kredilerinde görülen yüzde 95’lik oran, reel sektör için “erişilemez” seviyeye işaret ediyor. Uzmanlara göre bu durum, yatırımları ve üretimi baskılarken, reel sektörün finansmana erişimini zorlaştırıyor. Faizlerin enflasyonla uyumunun kopması, hem büyüme dinamiklerini hem de şirketlerin nakit akışını tehdit ediyor.