08 Aralık 2025
weather
11°
42,5811 %0.07
49,6307 %0.06
57,0537 %0.01
90.088,30 %0.996
5.756,25 0,17
FinansTaksi Eko Gündem Fiyatlar düşmeyecek diyenlerin oranı artıyor

Fiyatlar düşmeyecek diyenlerin oranı artıyor

TCMB’nin son verileri, vatandaşın enflasyon beklentisinin gerilediğini gösterse de, “enflasyonun düşeceğine” olan inancın aynı hızla azaldığını ortaya koydu. Hanehalkının büyük bölümü, fiyatların önümüzdeki aylarda yüksek seviyelerde kalmaya devam edeceğini düşünüyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı güncel veriler, hanehalkının önümüzdeki 12 ayda enflasyonun yüzde 52,24’e ulaşacağını düşündüğünü gösterdi. Buna karşın “enflasyon düşecek ya da daha yavaş artacak” görüşüne sahip olanların oranı son üç ayda belirgin biçimde geriledi, “enflasyon artar” diyenlerin oranı ise yüzde 75’in üzerine çıktı. TCMB’nin sektörel enflasyon beklentileri raporuna göre, hanehalkının 2023 Ağustos’ta yüzde 88,27’ye kadar çıkan enflasyon beklentisi zirvesinden beri genel eğilim gerilemekte. Ancak eş zamanlı olarak “enflasyon düşer” diyenlerin oranında da düşüş görülüyor. Yani halk kaç puanlık yükseliş beklemese de, bu yükselişin azalacağına dair inanç da zayıflıyor. Hanehalkı anketinde iki önemli soru bulunuyor:

  • “Fiyatlar daha hızlı artar mı?”
  • “Fiyatlar sabit kalır ya da düşebilir mi?”

Kasım 2025 verileri “düşebilir ya da daha yavaş artabilir” görüşünün yüzde 24,83’e, “daha hızlı artacak” görüşünün ise yüzde 75,17’ye çıktığını gösterdi.

Reel Sektör ve Piyasa Görünümü

Reel sektör işletmelerinin 12 ay sonraki enflasyon beklentileri de yaklaşık 1,5 yıldır gerileme eğiliminde. Bu durum, üretim maliyetleri ve fiyatlama davranışları açısından piyasada bir miktar yataylık ya da yavaşlama sinyali veriyor. Buna karşılık, piyasa katılımcılarının beklentisi ise yüzde 23,49 olarak açıklandı; bu oran da hedeflenen enflasyon oranlarından oldukça uzak. Bu üç grup — hanehalkı, reel sektör ve piyasa katılımcıları — arasındaki farklılıklar, ekonomik aktörlerin enflasyon algısı ve karar alma mekanizmaları açısından çarpıcı. Hanehalkı beklentisi yüksek kalırken, enflasyonun düşeceğine dair inanç azalıyor ve bu da tüketim, tasarruf ve ücret pazarlığı gibi alanlarda önemli etkiler yaratabilir.

Ne Anlama Geliyor?

  • Tüketici tarafında güven zayıflıyor: Enflasyonun yükseleceği beklentisi hâkim. Bu, hanehalkının geleceğe dair bütçesini daha ihtiyatlı yapacağı anlamına geliyor: harcama kısıntısı, tasarruf eğilimi veya yüksek fiyatlara karşı gecikmiş alım davranışları ortaya çıkabilir.
  • Ücret pazarlıkları daha zorlu olacak: Çalışanlar yüksek enflasyon beklentisini maaş taleplerinde kullanabilir. Ancak işletmeler, yüksek enflasyon korkusu ve belirsizlik nedeniyle ücret artışlarını sınırlamak zorunda kalabilir. Bu durum ücret–fiyat sarmalında yeni bir gerilim yaratabilir.
  • Fiyatlama davranışlarında risk artıyor: Satıcılar, tüketicinin enflasyon yüksek beklentisine göre fiyatları daha hızlı artırma yönünde hareket edebilir. Bu da reel olarak enflasyonda düşüş olsa bile algının yüksek kalmasına yol açabilir.
  • Para politikası için zorluk: Merkez Bankası için enflasyon beklentileri önemli bir yön gösterici. Talep tarafındaki algı yüksek kalmaya devam ederse, söz verilen düşüşün gerçekleşmesi daha zorlu olabilir. Bu durum para politikasının etkinliği ve güvenine dair soru işaretleri yaratabilir.

Türkiye’de enflasyon beklentileri gerilemiş olsa da, fiyatların hızla düşeceğine dair inanç artmamış durumda. Bu durum, tüketiciler, iş dünyası ve politika alanında üç taraflı bir kırılganlık ortaya koyuyor: Beklenti yüksek, inanç düşük. Bu ikilem, 2026 yılı için fiyat istikrarı hedefi açısından önemli bir işaret. Yıl sonuna yaklaşırken halkın alım gücü, ücret pazarlıkları ve enflasyonla koşut bir seyre sahip olabilir. Ekonomi yönetimi, yalnızca rakamları değil, algı ve inancı da yönetmek zorunda.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *