ABD'de 500'den fazla meslek grubunu kapsayan kapsamlı bir araştırma, çalışma hayatının evlilikler üzerindeki etkisini gözler önüne serdi. Araştırma sonuçlarına göre bazı mesleklerde boşanma oranı yüzde 48'e kadar yükselirken, uzun eğitim süreci ve uzmanlık gerektiren mesleklerde evliliklerin daha uzun ömürlü olduğu görüldü.
Türkiye'de de son yıllarda boşanma oranlarında dikkat çeken bir yükseliş yaşanıyor. Resmi verilere göre boşanan çift sayısı bir yılda 189 binden 194 bine yükselirken, boşanmaların önemli bölümü evliliğin ilk 10 yılı içerisinde gerçekleşiyor. Uzmanlar ekonomik baskılar, değişen yaşam koşulları ve iş hayatının getirdiği stresin evlilikleri doğrudan etkilediğini belirtiyor.
ABD merkezli veri analiz platformu FlowingData tarafından gerçekleştirilen araştırma ise mesleklerin evlilik üzerindeki etkisini rakamlarla ortaya koydu. Araştırmada 500'den fazla meslek incelenirken çalışma saatleri, vardiyalı sistem, stres düzeyi ve sosyal yaşam dengesi gibi unsurların boşanma oranlarında belirleyici rol oynadığı değerlendirildi.
Sağlık sektörü iki farklı uçta yer aldı
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri sağlık sektöründe ortaya çıktı. Doktorlar, diş hekimleri ve fizyoterapistler boşanma oranının en düşük olduğu meslekler arasında yer alırken, hemşireler, evde bakım hizmeti çalışanları ve bazı sağlık destek personelleri ise en yüksek boşanma oranlarına sahip gruplar arasında gösterildi. Uzmanlara göre vardiyalı çalışma sistemi, düzensiz mesai saatleri, yoğun stres ve duygusal yıpranma sağlık çalışanlarının aile yaşamını doğrudan etkileyebiliyor.
Uzmanlık gerektiren mesleklerde boşanma daha düşük
Araştırmada boşanma oranının en düşük olduğu mesleklerin büyük bölümünü uzun yıllar eğitim gerektiren, lisans ve uzmanlık zorunluluğu bulunan meslekler oluşturdu. Aktüerler yüzde 14,2 ile listenin ilk sırasında yer alırken, fizik bilimcileri, bilişim uzmanları, yazılımcılar, doktorlar ve mühendisler de boşanma oranının en düşük olduğu meslek grupları arasında sıralandı. Uzmanlar, bu mesleklerde gelir istikrarının yüksek olmasının ve kariyer planlamasının daha öngörülebilir ilerlemesinin evliliklerin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını değerlendiriyor.
Vardiyalı ve yoğun stresli işler ilk sıralarda
Boşanma oranının en yüksek olduğu meslekler listesinde ise düzensiz çalışma saatlerinin yoğun olduğu iş kolları öne çıktı. Tele pazarlamacılar, otobüs şoförleri, cezaevi çalışanları, ambulans görevlileri, barmenler ve güvenlik görevlileri listenin üst sıralarında yer aldı. Araştırmaya göre bu mesleklerde çalışma saatlerinin aile yaşamıyla uyumsuz olması, yüksek stres seviyesi ve sosyal hayatın sınırlanması evlilikler üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Boşanma oranının en düşük olduğu ilk 10 meslek
- Aktüerler (%14,2)
- Fizik bilimcileri (%17,2)
- Bilgi teknolojileri uzmanları (%18,7)
- Yazılımcılar (%18,9)
- Fizyoterapistler (%19,0)
- Doktorlar (%20,1)
- Din görevlileri (%20,2)
- Eczacılar (%20,3)
- Atmosfer bilimcileri (%20,4)
- Petrol ve maden mühendisleri (%20,7)
Boşanma oranının en yüksek olduğu ilk 10 meslek
- Diğer sağlık çalışanları (%48,3)
- Tele pazarlamacılar (%48,0)
- Masaj terapistleri (%47,9)
- Otobüs şoförleri (%47,8)
- Baskı makinesi operatörleri (%47,6)
- Bakım hizmetleri çalışanları (%47,6)
- Cezaevi çalışanları (%47,5)
- Ambulans görevlileri (%47,3)
- Psikiyatri bakım destek personeli (%47,2)
- Hemşireler (%47,1)
Araştırma sonuçları, ekonomik koşullar kadar çalışma hayatının yapısının da evliliklerin geleceğinde önemli rol oynadığını ortaya koyarken, iş-yaşam dengesinin aile kurumunun sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığına işaret ediyor.