Yeni haftada Borsa İstanbul, küresel ve yerel ekonomide devam eden belirsizliklerin gölgesinde sakin bir açılış gerçekleştirdi. BIST 100 Endeksi, haftaya sınırlı hareketlilik ve düşük işlem hacmi ile girerken, piyasalarda risk iştahının zayıf kaldığı dikkat çekiyor. Yatırımcı davranışları, dalgalanmadan korunma odaklı ve daha temkinli pozisyonlarla şekilleniyor. Haftanın ilk saatlerinde endeksteki yatay görünüm, piyasanın henüz net bir yön tayin etmediğini gösteriyor. Buna karşın, bazı sektörlerde seçici hareketlilik göze çarpıyor:
- Bankacılık hisselerinde zayıf alım ve düşük hacimli yükselişler mevcut.
- Sanayi ve teknoloji şirketlerinde bilançolar öncesi sınırlı pozisyon değişimleri yaşanıyor.
- Enerji sektöründe küresel emtia fiyatlarına bağlı dalgalanma, hisse bazlı modelli hareketlere yol açıyor.
Bu tablo, yatırımcıların kısa vadeli risk almaktan kaçındığını ve veri akışını beklemeyi tercih ettiğini gösteriyor.
Borsanın haftaya temkinli başlamasında hem küresel hem yerel faktörler belirleyici oldu:
Küresel Etkiler
- ABD ve Avrupa merkez bankalarının yılın geri kalanına ilişkin faiz planları, hisse senetleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
- Jeopolitik riskler ve küresel ticarette beklenen yavaşlama, yatırımcı güvenini sınırlıyor.
- Doların küresel ölçekte güçlü kalması, gelişmekte olan ülke borsalarına yönelik sermaye akışını yavaşlatıyor.
Yerel Etkiler
- TL’deki dalgalanma riskine karşı yatırımcılar daha korunaklı portföyleri tercih ediyor.
- Enflasyon ve faiz beklentilerinin henüz tam olarak netleşmemesi, hisse piyasasında karar alma sürecini geciktiriyor.
- Bazı sektörlerde açıklanacak bilançolar öncesi belirsizlik devam ediyor.
Analistler, borsadaki yatay seyrin kalıcı olmayacağı, ancak yön tayinin veri akışıyla belirleneceği görüşünde birleşiyor. Uzmanlara göre: Endekste kısa vadede sert hareketler beklenmese de belirli sektörlerde hisse bazlı fırsatlar doğabilir. 10.800–11.000 puan aralığı güçlü destek, 11.200 puan seviyesi ise kısa vadeli kritik direnç bölgesi olarak izleniyor. Şirket bilançoları “hikâyesi olan” hisselerin öne çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle tekil seçimlerin önemi artıyor. Portföy çeşitliliği artırılmalı; özellikle döviz, altın ve hisse dengesine dikkat edilmeli. Bilançolar öncesi yüksek riskli sektörlerden uzak durulabilir. Hisse seçimlerinde günlük dalgalanmalardan ziyade şirket temelleri ve sektör beklentileri dikkate alınmalı. Teknik seviyeler izlenmeli; belirgin kırılım olmadan agresif alım-satım yapılmamalı.