ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son toplantı tutanakları, küresel piyasalar açısından dikkat çekici bir mesaj verdi. Tutanaklara göre Fed içinde daha fazla politika yapıcı, enflasyon risklerinin devam etmesi halinde faiz artışı seçeneğine daha açık hale geldi.
Bu tablo, piyasalarda uzun süredir ağırlık kazanan “faiz indirimleri ertelenecek” beklentisinin ötesinde, para politikasında yeniden sıkılaşma ihtimalinin de konuşulmasına neden oldu. Özellikle enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve hizmet enflasyonu Fed’in karar alanını daraltan başlıklar arasında yer alıyor.
Enflasyon riski Fed’in ana gündemi
Fed yetkilileri için temel mesele, enflasyonun hedefe sürdürülebilir şekilde dönüp dönmediği. Son dönemde savaş kaynaklı enerji fiyatı baskıları ve tedarik zinciri maliyetlerindeki oynaklık, enflasyonun beklenenden daha inatçı kalabileceği endişesini artırdı.
Reuters’ın ekonomistler arasında yaptığı ankette de Fed’in bu yıl faiz indiriminden kaçınabileceği beklentisi öne çıktı. Bu beklenti, piyasalarda dolar, tahvil getirileri, altın ve gelişmekte olan ülke varlıkları açısından yakından izleniyor.
Küresel piyasalar için ne anlama geliyor?
Fed’in faizleri uzun süre yüksek tutması ya da yeniden faiz artışını gündeme alması, küresel risk iştahını azaltabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yüksek ABD faizleri, doların güçlü kalmasına ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının zayıflamasına neden olabilir.
Bu nedenle Fed tutanaklarında kullanılan ton, yalnızca ABD piyasaları için değil, dünya genelinde borsalar, tahvil piyasaları, emtia fiyatları ve döviz kurları için de önemli sinyal niteliği taşıyor.
Önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon, istihdam ve büyüme verileri Fed’in politika yönü açısından belirleyici olacak. Piyasalar ise faiz indirimi beklentilerinin zayıfladığı bir ortamda, Fed üyelerinden gelecek yeni mesajları daha yakından takip edecek.