Federal Reserve yetkilisi Waller, 8 Ekim 2026’da İstanbul’daki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ev sahipliğindeki İstanbul Ekonomi Forumu’nda konuştu. Waller, konuşmasında ABD ekonomisine dair güncel görünümü aktardı ve merkez bankası iletişimi ile Summary of Economic Projections’ın, yani SEP’in, taşıdığı sinyal değerini anlattı.
Konuşmanın odağında ABD ekonomisi ve iletişim vardı
Waller, eylül ayında Federal Açık Piyasa Komitesi’nin politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75 ile 4 aralığına çıkardığını hatırlattı. Bu kararın, faizin dokuz ay sabit tutulmasının ardından geldiğini söyledi. Waller’e göre bu değişimin ardından asıl soru, “sonra ne olacağı” kadar “ne değiştiği” oldu.
Waller, 2025’in ikinci yarısında yapılan 75 baz puanlık üç ardışık faiz indiriminin ardından koşulların değiştiğini anlattı. O dönemde enflasyonun yüzde 2 hedefine görece yakın seyrettiğini, ancak iş gücü piyasasında zayıflama işaretleri bulunduğunu ve işsizlikte artış görüldüğünü söyledi. Daha sonra ise iş gücü piyasasının istikrar kazandığını, buna karşın enflasyondaki ilerlemenin yavaşladığını ifade etti.
Konuşmada, yılın ilk yarısında Orta Doğu’daki çatışmanın enerji fiyatlarını yükselttiği, çekirdek kişisel tüketim harcamaları enflasyonunun haziranda yüzde 0,1’e, temmuzda ilk tahminde yüzde 0,2’ye yükselip daha sonra yüzde 0,1’e revize edildiği aktarıldı. Waller ayrıca ağustos verisinde çekirdek PCE’nin aylık yüzde 0,25, yıllık yüzde 3 seviyesinde geldiğini söyledi.
SEP, ileriye dönük yönlendirme ile kararsızlık arasında bir araç
Waller, para politikasının gelecekteki patikasını açıklamak için üç yaklaşım olduğunu anlattı: hiç sinyal vermemek, katı bir ileri yönlendirme kullanmak ve ikisinin arasında kalan “sinyal verme” yaklaşımı. Ona göre bu orta yol, faizlerin nereye doğru gidebileceğine dair bilgi sunuyor ama hızın ve adım büyüklüğünün veriye bağlı kalmasına izin veriyor.
Waller, Fed’in çeyreklik ekonomik projeksiyonlarının bu sinyal rolünü üstlendiğini söyledi. Eylül toplantısında sunulan noktaların, katılımcıların büyük bölümünün yıl içinde en az bir faiz artışı daha beklediğini gösterdiğini belirtti. 18 katılımcıdan 16’sının yılın kalan iki toplantısında en az bir artış öngördüğünü, bunların dördünün iki ek artış beklediğini aktardı.
Waller’e göre piyasa fiyatlaması da bu mesajı yansıtıyor. Konuşmada, vadeli işlem fiyatlarına göre aralık toplantısına kadar en az bir artış ihtimalinin yüksek görüldüğü, mart 2027 toplantısına kadar da ek sıkılaşma beklentilerinin bulunduğu belirtildi. Waller, veriler beklediği gibi gelirse enflasyonu yüzde 2 hedefine daha zamanlı döndürmek için ek artışlar beklediğini, ancak bu artışların ardışık toplantılarda gelmesinin zorunlu olmadığını söyledi.
Bu içerik bilgilendirme amacı taşır. Yatırım tavsiyesi değildir.
Temsili illüstrasyon
Kaynak: Federal Reserve Board.