Türkiye'nin uzun yıllardır ihracat ve istihdam lokomotifi olarak görülen tekstil ve hazır giyim sektörlerinde yaşanan daralma 2026 yılının ilk çeyreğinde de devam etti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, artan maliyetler, zayıflayan dış talep ve küresel rekabet baskısı nedeniyle hem şirket sayısında hem de çalışan sayısında ciddi gerilemeler yaşandığını ortaya koydu.
Yılın ilk üç ayında tekstil ve hazır giyim sektörlerinde toplam bin 40 firma faaliyetlerine son verirken, 12 bin 179 kişi de işini kaybetti. Böylece sektörlerde son yıllarda hızlanan küçülme eğilimi yeni yılda da sürdü.
İlk çeyrekte binlerce kişi işsiz kaldı
SGK'nın mart ayı verilerine göre, tekstil ve hazır giyim sektörleri 2026 yılına toplam 54 bin 114 şirket ve 845 bin 904 çalışanla başladı. Ancak mart ayı sonuna gelindiğinde şirket sayısı 53 bin 74'e, çalışan sayısı ise 833 bin 725'e geriledi.
Bu tablo, yalnızca üç aylık dönemde bin 40 işletmenin faaliyetlerine son verdiğini ve 12 bin 179 çalışanın sektörden ayrıldığını gösterdi. Uzmanlar, kayıpların geçici bir durgunluğun ötesinde yapısal sorunlara işaret ettiğini belirtiyor.
Hazır giyim sektöründe alarm veren düşüş
İstihdam ve şirket kapanmalarındaki en büyük kayıp hazır giyim sektöründe yaşandı. Yıl başında 35 bin 514 olan firma sayısı mart sonunda 34 bin 726'ya geriledi. Böylece üç ayda 788 firma sektörden çekildi.
Çalışan sayısında da dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Hazır giyim sektöründeki istihdam 499 bin 204 kişiden 491 bin 248 kişiye gerileyerek 7 bin 956 kişilik kayıp verdi.
Sektör temsilcileri, yüksek işçilik maliyetleri ve kur artışlarının maliyet enflasyonunun gerisinde kalmasının rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflattığını belirtiyor. Özellikle Avrupa pazarındaki talep daralması ve siparişlerin Mısır, Bangladeş ve Vietnam gibi daha düşük maliyetli üretim merkezlerine kayması, Türk hazır giyim sektörünü zorlayan temel faktörler arasında gösteriliyor.
Tekstil sektöründe de küçülme sürüyor
Tekstil sektörü de benzer sorunlarla karşı karşıya. İlk çeyrekte şirket sayısı 18 bin 600’den 18 bin 348’e gerilerken, 252 firma faaliyetlerini sonlandırdı.
İstihdam tarafında ise çalışan sayısı 346 bin 700’den 342 bin 477’ye düştü. Böylece sektörde üç ay içinde 4 bin 223 kişilik istihdam kaybı yaşandı.
Her ne kadar tekstildeki kayıp hazır giyime göre daha sınırlı görünse de sektör temsilcileri kapasite kullanım oranlarındaki düşüşün, yüksek enerji maliyetlerinin ve finansmana erişim sorunlarının üretim iştahını önemli ölçüde azalttığını ifade ediyor.
Üç yılda 376 bin kişilik istihdam kaybı
Tekstil ve hazır giyim sektörlerinde yaşanan gerilemenin boyutu son üç yıllık verilerle daha net ortaya çıkıyor. İki sektörün toplam istihdamı ilk kez 2020 yılında 1 milyon kişinin üzerine çıkmış, 2022 yılında ise yaklaşık 1 milyon 222 bin çalışanla tarihi zirvesine ulaşmıştı.
Ancak artan maliyetler ve küresel rekabet baskısı sonrasında tablo tersine döndü. 2022 yılındaki zirve seviyeden 2026 yılının mart ayına kadar geçen süreçte toplam istihdam kaybı 376 bin kişiye ulaştı.
Bu süreçte çok sayıda işletme üretimini yurt dışına taşırken, bazı firmalar ise küçülme veya kapanma kararı aldı.
Yılların istihdam kazanımları silindi
Son veriler, sektörlerdeki kayıpların yalnızca kısa vadeli olmadığını, uzun yılların birikimini de ortadan kaldırdığını gösteriyor.
Tekstil sektöründeki çalışan sayısı 2011 yılında görülen seviyelere kadar geriledi. Böylece yaklaşık 15 yıllık istihdam kazanımı büyük ölçüde silinmiş oldu.
Hazır giyim sektöründe ise çalışan sayısı son olarak 2015 yılında görülen seviyelere düştü. Bu durum, son 11 yılda oluşturulan istihdamın önemli bölümünün kaybedildiğini ortaya koydu.
Sektör temsilcileri uyarıyor
Sektör temsilcileri mevcut maliyet yapısının devam etmesi halinde yılın geri kalanında da benzer kayıpların yaşanabileceği görüşünde birleşiyor. Özellikle Avrupa Birliği pazarında beklenen toparlanmanın gerçekleşmemesi, yüksek finansman maliyetlerinin sürmesi ve kur politikasına ilişkin sorunların devam etmesi halinde hem şirket kapanmalarının hem de işten çıkarmaların hızlanabileceği belirtiliyor.
Uzmanlara göre tekstil ve hazır giyim sektörlerinde yaşanan sorun artık geçici bir talep daralmasından çok, Türkiye'nin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen yapısal bir dönüşüm sürecine işaret ediyor.